close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Fecr Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe-ekśerû fîhâ-lfesâd(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken bozgunculuğu çoğalttılar oralarda.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Böylece oralarda (her türlü) fesadı (ve ahlâksızlığı) yaygınlaştırmış-arttırmışlardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Derken bozgunculuğu çoğalttılar oralarda.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar, zulüm, israf, zevk ve eğlenceye düşerek fesadı, bozgunculuğu çoğaltmışlar, sosyal çürümeyi artırmışlardı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Böylece oralarda bozgunculuğu artırmışlardı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece oralarda fesadı yaygınlaştırmış-arttırmışlardı.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Böylece oralarda fesadı çoğaltmışlardı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O şehirlerde bozgunculuğu çoğaltmışlardı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
11,12,13,14. O ülkelerde haddi aşanları, oralarda bozgunculuğu arttıranları nasıl yok ettiğini bilmez misin? Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirmiştir. Rabbin kesinlikle gözetmektedir.
Besim Atalay
swap_vert close
Oralarda çok kötülük yaptılar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Oralarda fesat çıkararak ahlâkî çöküntüye ve toplumsal yozlaşmaya sebep oldular.
Cemil Said
swap_vert close
11,12. Bunlar hepsi beldelerinde ta’addiyâtda bulunuyorlar ve fesâd neşr idiyorlar idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
9,10,11,12. Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
11,12. Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Oralarda durmadan fesat çıkardılar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14. Görmedin mi, Rabbin ne yaptı Âd kavmine; direkleri (yüksek binaları) olan, ülkelerde benzeri yaratılmamış İrem şehrine, o vadide kayaları yontan Semûd kavmine, kazıklar (çadırlar, ordular) sahibi Firavun'a! Ki onların hepsi ülkelerinde azgınlık ettiler. Oralarda kötülüğü çoğalttılar. Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı. Çünkü Rabbin (her an) gözetlemededir.  
 Bazı müfessirlere göre Firavun, yere dört kazık çaktırır, işkence edeceği kimseleri ellerinden ve ayaklarından bu kazıklara bağlatır, o şekilde işkence edermiş. Onun için kendisine «zü’l-evtâd=kazıklar sahibi» denilmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Oralarda kötülükleri yaygınlaştırmışlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Oralarda çok bozgunculuk yapmışlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
onlarda fesadı çoğaltmışlardı
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Hadlerini aşarak yaptıkları bu kötü fiiller yüzünden) oralarda fesadı çoğalttılar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Böylece oralarda bozgunculuğu çoğaltmışlardı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O suretle ki oralarda fesadı çoğaltmışlardı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Böylece oralarda fesâdı çoğaltmışlardı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
11,12,13,14. Ki onların hepsi, ülkelerinde azgınlık ettiler. Oralarda kötülüğü çoğalttılar. Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı. Şüphesiz Rabbin, (kullarının bütün yaptıklarını görüp) gözetleyendir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra, bütün şehirlere bozgunculuğu yaymışlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Böylece oralarda kötülüklerini artırmışlardı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Pek çok fesat çıkarmışlardı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Orada bozgunculuğu çoğaltmışlardı.
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylece oralarda fesadı yaygınlaştırıp arttırmışlardı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve büyük bir ahlâkî yozlaşmaya, çürümeye yol açarak, oraları fesada boğmuşlardı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Oralarda Fesad’ı / Bozgunculuğu çoğalttılar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
azdıkça azan Firavun'lara ne yaptı biliyor musun?
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar insanlar arasında bozgunculuk yaparlar. Eşit yarattığım insanları sınıflara ayırırlardı. Biz insanları yaratırken birbirine üstün tutmadık. İnsanları yaratırken birbirine köle yaratmadık. Ama onlar yaratılıştaki eşitlik düzenimizi bozdular. İnsanların bir kısmına soyluluk asalet vererek diğerlerinden üstün tuttular. Bir kısmına zorlu çileli yaşamı layık görerek onları köleleştirdiler. Andolsun ki insanları yaratırken köle, hür, asil, soylu diye ayırarak yaratmadık. Ama azgınlar işlerine geldiği gibi insanları sınıflara ayırarak bozgunculuk yaptılar. Haksızlıkla insanlara zulmettiler. Güç kullanarak yeryüzünde bütün insanlar için verdiğimiz nimetlere sahip oldular. İnsanların çoğunu fakir bırakarak haksızlık yaptılar. Azgınlıklarını hoş gösterecek, insanların kafalarını karıştıracak oyunlar kurdular. Akıllara hitabeden bilimler ürettiler. Ürettikleri bilimler haktan adaletten yoksun, onların çıkarlarını gözeten dogmalardan oluşuyordu. Onları destekleyen bilim adamları dogmalarıyla insanları kandırdılar. Rabbinin adaletini gözetmeyerek insanlara zulmettiler. Onlar uyarıldıkları halde gerçeği görüp kendilerini düzelteceklerine azgınlıklarını sürdürdüler. Andolsun ki zamanınızdaki kötüler geçmişten hiç ders almıyorlar. Haksızlık yapanlar, insanları sınıflara ayıranlar, insanların haklarını çalanlar, geçmişte kendileri gibi olanlara neler yaptık bilmiyorlar mı? Yeryüzünü gezip dolaşmıyorlar mı? Toplumlardan yok ettiklerimizin yerlerinde yeller estiğini görmüyorlar mı? Andolsun ki zulüm içinde olan insan kendini çok güçlü sayıyor. Hâlbuki Rabbin geçmişte inkâr edenlerin haddini bildirdiği gibi bu gün de bildirecektir. Bunlardan öncekiler de aynı şeyi yapmıştı. Rabbinin uyarılarını dinlememişlerdi. Hidayetin aydınlığına karşı durmuşlardı. Cehaletin karanlığının sürüp gideceğini sandılar. Ama onların gecesi bitti. Sabah oldu. Biz aydınlığı akıp giden gecelerinin üzerine doğurduk. Ve onlar üzerine aydınlığımız doğunca yaptıklarını gördüler. Yaptıkları kötülükler nedeniyle,
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Orada bozgunculuğu çoğaltmışlardı. [*]
Önceki nesillerdeki kâfirlerin peygamberlerine yönelik olarak birbirine benzer tepkiler vermeleri nedeniyle Kur’an’da onların bu durumu aynı anda yaşanmış gibi sunulmakta, küfrün tek millet olduğuna dikkat çekilmektedir. Bu konuda bkz. A‘râf 7:94-102; İbrâhîm 14:9-18; Sebe’ 34:34-35; Yâsîn 36:13-32; Fussilet 41:14; Teğâbun 64:5; Fecr 89:11-12.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Oralarda aşırı bozgunculuk yapmışlardı.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve orada büyük bir yozlaşma ve çürümeye sebep oldular;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Her tarafı fesada boğdular. 2/83…85, 26/183
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
derken oralarda ahlâkî çürüme ve toplumsal yozlaşmayı körüklediler;
Orhan Kuntman
swap_vert close
11,12. Ki; onlar o beldelerde (hak ve adalet sınırını aşmış) taşkınlık etmişlerdi. Fesadı artırmışlardı. (Düzeni, ahlakı ve fikirleri bozmuşlardı)
Osman Fırat
swap_vert close
Beldeleri çoğunlukla ifsad etmişler idi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Oralarda fesadı çoğaltmışlardı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Oralarda fesat ve bozgun çıkarıp, nizamı altüst ettiler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Oralarda çok kötülük etmişlerdi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve orada fesâdı artırdılar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Oralarda çok bozgunculuk yapmışlardı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Oralarda fesadı çoğaltmışlardı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Oralarda fesadı arttırmışlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve oralarda bozgunu çoğaltmışlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes çoķ eylediler anlaruñ içinde fesādı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes anlara fesādı çoġaltdılar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Oralarda çoxlu fitnə-fəsad törədirlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And multiplied inquiry therein?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And heaped therein mischief (on mischief).
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاَكْثَرُوا
ve çoğalttılar
ف۪يهَا
orada
الْفَسَادَۙۖ
fesadı
Ve orada fesadı çoğalttılar.
اَكْثَرَ
Fiil-IV
ك ث ر
Çoğalttı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
فَسَاد
İsim
ف س د
Fesad çıkarma, bozgunculuk yapma