close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

En'âm Sûresi 98. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vehuve-lleżî enşeekum min nefsin vâhidetin femustekarrun vemustevde’(un)(k) kad fessalnâ-l-âyâti likavmin yefkahûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sizi bir tek kişiden meydana getirmiştir de size bir eğlenecek yurt, bir de eğreti olarak kalınacak yer tayin etmiştir. Anlayan topluluğa delillerimizi açıkça bildirmedeyiz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O, sizi tek bir nefisten (Hz. Adem’den) yaratan (ve çoğaltan)dır. (Sizin için) Bir karar (sürekli kalış yeri, ahiret) ve emanet (geçici olarak bekletilip imtihan edildiği) yeri vardır. Kesinlikle (aklını kullanıp araştıran ve gerçeği anlayıp) kavrayabilen bir topluluk için Biz ayetleri (ilgili ve gerekli) detaylarıyla açıkladık.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bir canlıdan, sizin hepinizi var eden odur ve o sizin herbiriniz için yeryüzünde yaşayacağınız bir müddet ve ölümden sonra bir dinlenme yeri tayin etmiştir. Biz bu mesajları hakikatı kavrayabilecek insanlar için, açık ve anlaşılır kılmaktayız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O sizi, başlangıçta bir tek nefisten, Âdem'den yaratandır. Bir devamlı yaşayacak yeriniz (atalarınızın sulbü ve öbür dünya) vardır. Bir de geçici olarak kalacağınız yer (ana rahmi ve bu dünya) vardır. Tahlil kabiliyeti olan yüksek anlayış sahibi toplumlar için Allah'ın varlığını, birliğini, ilmini ve kudretini gösteren âyetleri, delilleri ayrıntılı olarak açıkladık.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/1.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Sizi bir tek candan yaratan O'dur. Sizin için karar kıldığınız bir yer ve emanet (geçici) olarak kaldığınız bir yer vardır. [10] Anlayan bir topluluk için ayetleri genişçe açıkladık.
10.Ayeti kerimedeki "karar kılınan yer" ile "emaneten kalınan yer" hakkında tefsirlerde değişik açıklamalarda bulunulmuştur. Bazı müfessirlere göre emaneten kalınan yer babaların sulbleri, karar kılınan yer ise ana rahimleridir. Bazı müfessirlere göre de insan dünyaya geldikten sonra bu dünyada belli bir süre karar kıldığı ve sonra da kabire emanet edildiğinden dolayı "karar kılınan yer" ile dünya "emaneten kalınan yer" ile de kabir kastedilmektedir. Bazı müfessirler ise "emaneten kalınan yer" ile kabrin, "karar kılınan yer" ile de cennet ya da cehennemin kastedildiğini söylemişlerdir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
O, sizi tek bir nefisten yaratandır. (Sizin için) Bir karar (kalış) ve emanet (olarak konuluş) yeri vardır. Kavrayabilen bir topluluk için ayetleri birer birer açıkladık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sizi tek bir nefisten (Âdemden) yaratan O'dur. Böylece size, dünyada bir parça karar yeri ve kabirde muvakkaten durmak vardır. Biz, anlayan kimselere âyet ve alâmetleri açıkça bildirdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O’dur sizi bir tek nefs’ten (hücreden) inşa eden: (Yani) baba sulbünde karar kılıp ana rahmine emanet ediliyorsunuz. Şüphesiz Biz anlayan bir toplum için ayetlerimizi açıkladık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O, sizi bir tek nefisten/cevherden yaratandır. Sizin için bir kalma yeri, bir de emanet olarak konulacağınız yer vardır. Anlayan bir toplum için âyetleri ayrıntılı bir şekilde açıkladık.[120]
[120] Müstekarr ve müstevda’ hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VI, 460-461.  
Besim Atalay
swap_vert close
Odur sizi bir tek candan yaratan, sizin bir durağınız, bir de kabriniz bulunacaktır, anlayan bir ulusçün belgeleri belirttik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sizi bir candan yaratan O'dur. Ve O (sizin her biriniz için yeryüzünde karar kılan) bir vade/kalış süresi ve (ölümden sonra da emaneten kalınan) bir dinlenme yeri (tayin etmiştir). Biz bu mesajları hakikati kavrayabilecek insanlar için açık ve anlaşılır kılmaktayız.
Ayette geçen “müstakar” ve “müstavda” yani “karar kılınan yer” ile “emaneten kalınan yer” hakkında farklı yorumlar yapılmıştır. Bazılarına göre emaneten kalınan yer babaların sulbleri (dölleri), karar kılınan yer ise anne rahmidir.Bazılarına göre de karar kılınan yer dünya, emaneten kalınan yer ise ruhların diriliş gününe kadar kalacakları yerdir. Diğer bazılarına göre karar kılınan yer anne rahmidir, emaneten kalınan yer dünyadır. Bu iki kelimenin gerçek anlamlarına yakın en doğru yorumu yapmak için Hud 11/6. ayetine ve dipnotuna bakabilirsiniz.  
Cemil Said
swap_vert close
Bir nefs-i vâhidden sizi hâsıl iden Allâh te’âlâdır. Sizin husûlunüz içün müstekar ve müstevda’ [1] vardır bunları anlayanlar içün âyât beyân itdik.
[1] Ya’ni peder ve vâlidelerin havâss-ı mahsûsası.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
O, sizi bir tek nefisten, babaların sulbünde kararlaşmış ve anaların rahminde kararlaşmakta olarak yaratandır. Anlayan millet için ayetleri uzun uzadıya açıkladık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O, sizi bir tek nefisten yaratmıştır. (Sizin için) bir kalma yeri, bir de emanet olarak konulacağınız yer vardır. Gerçekten biz, derinlemesine düşünen bir topluluk için kanıtları birer birer açıkladık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O, sizi bir tek nefisten (Âdem'den) yaratandır. (Sizin için) bir kalma yeri, bir de emanet olarak konulacağınız yer vardır. Anlayan bir toplum için âyetleri ayrıntılı bir şekilde açıkladık.  
 Bu âyette anlatılan kalma yerinden maksat, babaların sulbü veya hayata elverişli olan yeryüzü; emanet olarak konulacak yerden maksat da ana rahmi veya mezardır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
O'dur sizi bir tek kişiden inşa eden. Nitekim bir karar kılmayı bir ayrılış izler. Ayetleri, anlayan bir toplum için açıklamışızdır
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sizi bir tek candan yaratan O'dur. Sonra sizin için bir karar yeri, bir de emanet yeri vardır. Biz âyetlerimizi, anlayan bir toplum için apaçık beyan ettik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem odur, o ki sizi bir tek nefisten halketti, demek bir müstekar bir de müstevda' var, hakıkat ince anlayışlı fıkıh ehli olanlar için âyetleri tafsıl eyledik
Emrah Demiryent
swap_vert close
O, sizi bir tek nefisten (Âdem’den) yaratandır. Sizin bir karar kılma (ebedi kalma) yeriniz (olan âhiret hayatınız), bir de emânet bırakılma (geçici bir süre kalacağınız) yeriniz (dünya hayatınız) vardır. Biz anlayan bir toplum için âyetleri ayrı ayrı açıklamışızdır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sizi tek bir nefisten inşa eden O'dur. Sizin için bir kalış ve emanet olarak konuluş yeri vardır. Akleden bir halk için âyetlerimizi böylece ayrıntılı bir şekilde açıkladık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sonra (sizin için) bir karaar yeri, bir de emânet yeri (vardır). Biz iyi ve ince anlayacak zümrelere âyetlerimizi hakıykaten açıkça bildirdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem sizi tek bir nefisten (Âdem'den) meydana getiren O'dur; sonra (sizin için çok değişik safhalarda) bir kalma yeri, bir de emânet bırakılma yeri vardır. (Biz bu beyânı)anlayacak bir kavim için âyetleri iyice açıkladık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve sizi, (insan türünü) bir tek nefisten (nefsi vahide denilen bir hücreden) var etmiş olan O’dur. Artık sizin için (yeryüzünde) bir yerleşme yeri ve bir de (ölüm için) ayrılış zamanı vardır. Gerçekten Biz ayetleri; anlayan bir toplum için geniş geniş açıkladık.*
(*) İlk insan türü, bugün bizim bildiğimiz biyolojik kanunlarla değil, kimyasal olarak topraktaki belli elementlerin bir araya getirilip, bir hücrenin oluşturulmasıyla vücut bulmuştur. (الله اعلم) Yani bu vb. ayetlerdeki ‘’nefsi vahide’’ Hz. Âdem değil, insan türünü oluşturan bir canlı hücre olduğunu söylemek daha isabetli olur. Çünkü ‘’nefsi vahide’’nin Âdem olduğunu söylediğimiz zaman, A’raf-189-190. ayetlere göre haşa Âdem ve eşi Allah’a şirk koşmuş olurlar, oysa böyle bir şey olamaz. Yine bu ayetin Âdem ve eşi ile ilgili olduğunu söyleyen rivayetin de Yahudilerin uydurmuş oldukları hurafelerdendir. Ayrıca Hasan el- Basri, müfessir Katade, Er- Razi, Kadı Bayzavi, İbni Kesir, El- Essam, İbnil- Münir ve el Cubbai gibi alim ve müfessirlere göre de ‘’nefsi vahide’’ Âdem değil, belki her insanın babasıdır. Yine en doğrusunu yüce Allah bilir. Yine el-Kaffal’dan şöyle nakledilir: Yüce Allah bu kıssayı bir mesel olarak zikretmiştir. Bundan kastedilen, her birinizin tek bir nefisten /aynı cinsten ve özden/yaratıldığı ve aynı cinsten insaniyet açısından ona denk olan bir eşin yaratıldığıdır… Yani buna göre erkek ve kadın insanlıkta eşit olup ikisi de aynı cinsten, aynı öz ve cevherden yaratılmıştır… Yine bu konuda Razi de şöyle diyor: Tek bir nefisten kastedilen, tüm insanların homojen, kökende birleşmiş ve ruhlarının benzer ve yakınsadığı, dolayısıyla hepsinin nefislerden tek bir tür hâlinde son bulduğudur… Kaynak: (زهرة التفاسير – سورة النساء ) Özetle, ‘’nefsi vahide’’ Hz. Âdem değildir, Âdem de diğer insanlar gibi buna dâhildir. (الله اعلم) Böylece her türlü ensest iddiaları geçersiz olmaktadır. Ayrıca ‘’nefsi vahide’’ konusunda detaylı bilgi için hem Nisa-4/1. والذي يستدعي الوقوف عنده لو كان هذا ما حدث. أما إذا لم يكن آدم قد خلق مباشرة من التراب، وانه ظهر عبر سلالات تطورية، من أصل الخلية الواحدة، فلا بد أن زوجه أيضًا كانت من نتاج هذه السلالات التي تعود الى نفس هذه الخلية الواحدة، فاذا كان الأمر كذلك، فلن تعود هذه الآيات على آدم، وأنما ستعود الى أول خلية حية ظهرت على هذا الكوكب، ثم انقسمت الى خليتين، حيث كان التكاثر في المرحلة الأولى بطريق الإنقسام، كما هو حال البكتيريا اليوم، وعندما انقسمت الخلية الأولى الى خليتين، خلق منها زوجها، والزوج في أصل اللغة مطابق للأصل، وهذا بالضبط ما حدث للخلية الأولى، أما الإشارة الى {…خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَبَثَّ مِنْهُمَا رِجَالًا كَثِيرًا وَنِسَاءً ….} النساء، فيمكن القول أن ما بين النفس الواحدة وزوجها حتى كثرة الرجال والنساء سلالات كثيرة وزمانا طويلا يقدر ببلايين السنين، كما هو طول الزمان في قوله : {وَمِنْ ءَايَاتِهِ أَنْ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ إِذَا أَنْتُمْ بَشَرٌ تَنْتَشِرُونَ (20)} الروم والثاني في قوله تعالى : {وَهُوَ الَّذِي أَنْشَأَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ فَمُسْتَقَرٌّ وَمُسْتَوْدَعٌ ..(98)} الأنعام، وقوله تعالى {خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا….} الزمر، والآيات التي كنا بصددها، وتدل على الزوجية التي نشأت عندما انقسمت أول خلية حية فتكون منها زوجها وفي قوله تعالى (وَخَلَقَ مِنْهَا زَوْجَهَا) يبين الله تعالى أن النفس التي خلق منها كل الناس، خلق منها جنسها المعاكس كذلك، فمن هي تلك النفس الواحدة التي خلق الله منها كل الناس سواء الذكر والأنثى بما فيهم آدم وحواء؟ فهل المقصود بهذه النفس آدم كما يقولون؟ أم مخلوق أخر؟فقد نقل عن القفال في تأويل هذه الآية أنه تعالى ذكر هذه القصة على سبيل ضرب المثل، والمراد خلق كل واحد منكم من نفس واحدة، وجعل من جنسها زوجها إنسانا يساويه في الإنسانية، وارتضى أن يكون هذا أحد التأويلات (زهرة التفاسير) للأستاذ الإمام في هذا المقام رأيان -- أحدهما : أن ظاهر هذه الآية يأبى أن يكون المراد بالنفس آدم ، أي سواء كان هو الأب لجميع البشر أم لا ، لما ذكره من معارضة المباحث العلمية ، والتاريخية له وثانيهما : أنه ليس في القرآن نص أصولي قاطع على أن جميع البشر من ذرية آدم ، والمراد بالبشر هنا هذا الحيوان الناطق ، البادي البشرة ، المنتصب القامة ، الذي يطلق عليه لفظ الإنسان ، وعلى هذا الرأي لا يرد على القرآن ما يقوله بعض الباحثين ، ومن اقتنع بقولهم من أن للبشر عدة آباء ترجع إليهم سلائل كل صنف منهم هذا وإن المتبادر من لفظ النفس - بصرف النظر عن الروايات ، والتقاليد المسلمات - أنها هي الماهية ، أو الحقيقة التي كان بها الإنسان هو هذا الكائن الممتاز على غيره من الكائنات ، أي خلقكم من جنس واحد ، وحقيقة واحدة.وأقول زيادة في الإيضاح : إذا كان جماهير المفسرين فسروا النفس الواحدة هنا بآدم فهم لم يأخذوا ذلك من نص الآية ولا من ظاهرها بل من المسألة المسالمة عندهم (تفسير المنار)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizi tek bir nefisten (aynı cinsten) yaratan, yeryüzünde ne kadar kalacağına ve yeryüzünden ne zaman ayrılacağına (öleceğine) karar veren de O’dur. Anlayan bir topluma ayetleri ayrıntılarıyla böyle açıklıyoruz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sizi tek özden var eden Odur. İşte sizin için bir durakla bir de barınak. Doğrusu Biz belgelerimizi Biz belgelerimizi kavrıyanlar takımı için uzun uzadıya anlatırız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sizi bir tek kişiden [¹] peyda eden O/dur. Sizin için karar yeri, emanet olarak kalacak yer vardır [²]. Biz âyetlerimizi gereği gibi anlayan bir kavim için tafsil etmişiz.
[1] Âdem Aleyhisselâmdan.[2] Dünyada veya rahimde karar. Kahirde veya dünyada emanet olarak kalmak.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sizi tek bir candan/aynı cevher [nefs vâhide]den inşa eden O’dur. O bir kalma yeri ve bir dinlenme yeri belirlemiştir. Andolsun Biz, anlayan bir toplum [kavm] için ayetleri geniş bir şekilde açıkladık.
Kadri Çelik
swap_vert close
O, sizi bir tek nefisten (Âdem'den) yaratmıştır. Ardından (sizin için) bir karar kılma yeri (olan yeryüzü) ve bir de emanet (konulma) yeri (olan baba sulbü ve ana rahmi) vardır. Şüphesiz kavrayabilen bir topluluk için ayetleri birer birer açıkladık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sizi başlangıçta bir tek candan yani Âdem’den yaratan O’dur; sonra ilk yaratılıştan itibaren cennet veya cehenneme varıncaya kadar sürekli bir yolculuk hâlinde olacaksınız ve bu yolculuğunuzda, daima yerleşeceğiniz bir yer ve emânet kalacağınız bir yer vardır. Gerçekten Biz, hakîkati idrâk edebilen bir toplum için, ayetlerimizi böyle açık ve net bir şekilde ortaya koyuyoruz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O’dur ki sizi tek bir nefisten var etti; artık yerleşim (varış) yeri ve ayrılış (çıkış) yeri vardır. İnceden inceye düşünecek / anlayacak bir kavim için Âyetler’i ayrı ayrı açıkladık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sizi, döllükte ve yumurtalıkta bir yatım süreci sonunda oluşan bir tek canlıdan inşa eden de odur. Bu bilgileri de temel araştırma merakı olan toplumlar için dökümledik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Allah sizi insan olarak tek bir insanlık yasasıyla yaratandır. Yasası gereği size bir kalma yeri, bir de emanet olarak konulacağınız yer vardır. Yaratılışınızdan itibaren geçirdiğiniz her şey, Rabbinizin egemenlik yasasıyla gerçekleşir. Doğarsınız, ancak doğmadan önce yaratıldınız. Başka bir yerde kalmaktaydınız. Doğduktan sonra büyür, gelişir, sonra yaşlanırsınız. Dünyadaki yaşamınız ölümle biter. Ölüm bir son değildir. Ölümünüzden sonra diriltilir hesaba çekilirsiniz. Yaptıklarınızın karşılığı olarak ya cehenneme ya da cennete gidersiniz. Bütün bunlar yasamıza göre işler. Kim bu yasamızı değiştirebilir? Sizler bilmediğiniz şeylerle mi gerçeklerimizin önüne fikirler koyuyorsunuz? Andolsun ki sizin fikirleriniz daha baştan kaybetmiştir. Çünkü fikirleriniz yalan, yanlış ve iftiralarla örerek oluşmuştur. Gerçeklerden habersiz insanlar tarafından üretilmiştir. Anlayacak toplumlar için ayetlerimizi ayrıntılı açıklarız.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O, sizi tek bir [nefis]ten [*] (candan/cevherden) yaratandır. (Sizin için) bir durma yeri, bir de bırakılacak yer vardır. [*] Elbette anlayan bir toplum için ayetleri ayrıntılı bir şekilde açıkladık.
Benzer mesajlar: Nisâ 4:1; A‘râf 7:189; Zümer 39:6.,Benzer mesaj: Hûd 11:6.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sizi önce tek bir nefisten¹ yaratan, sonra da size hem dünya hayatı hem de âhiret hayatı² veren, Odur. Şüphesiz Biz, anlayan bir toplum için âyetleri işte böyle geniş bir şekilde açıkladık.
1 Yani bu nefis, Âdem (a.s) olabileceği gibi her insanın babası da olabilir. Konuyla ilgili olarak Bk. (Nisa: 1)2 Müstekarr ve Müstevda’: Bu iki kelime hem mimli mastar, hem de ism-i mekân olur. Mimli mastar olarak, “hem dünya hayatı hem de âhiret hayatı”, ism-i mekân olarak ise, “hem duracağınız yer hem de gönderileceğiniz yer” anlamlarına gelir. Âyetin bu bölümü: “Sizi önce tek bir nefisten yaratan sonra da size hem duracağınız yer hem de gönderileceğiniz yer veren, Odur.” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bir canlıdan sizi[n hepinizi] var eden ⁸² O’dur, ve O [sizin her biriniz için yeryüzünde] bir vade ve [ölümden sonra] bir dinlenme yeri [tayin etmiştir]: ⁸³ Biz bu mesajları hakikati kavrayabilecek insanlar için açık ve anlaşılır kılmaktayız!
82 Bkz. sure 4, not 1.83 Müfessirler, mustekarr ve müstevde‘ terimlerinin bu bağlamdaki anlamları konusunda büyük ölçüde farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Ancak, mustekarr’ın “bir gidişin/yolun sonu” -yani, bir şeyin amacına veya nihayete erdiği nokta- ve müstevde‘ın “havale/gönderme yeri” veya “ambar” şeklindeki birincil anlamlarını dikkate aldığımızda yukarıda benim verdiğim karşılığa ulaşmış oluruz. Bu karşılığı, ayrıca, 11:6 ve bu surenin 67. ayeti de güçlü bir şekilde teyid etmektedir: ilk ayette Allah, her canlının rızkını sağlayan ve “onun [yeryüzündeki] ömrünü ve [ölümden sonraki] istirahat yerini” (mustekarrahâ ve müstevde‘ahâ) bilen biri olarak anılmış; ikincisinde ise mustekarr, “[Allah’ın ihbarlarının] ifası için konulan süre” anlamında kullanılmıştır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yine O’dur, sizi tek bir özden/candan var eden. Geçici ve kalıcı hayat için yer tayin eden.1 Doğrusu biz, bu ayetleri kavrayabilen bir toplum için etraflıca açıkladık.2 14/1, 11/6, 7/189, 31/28, 39/6, 77/20...26, 2 2/230, 10/5, 41/3
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine O’dur sizi bir tek canlıdan ortaya çıkaran; ve (her biriniz için) geçici ve kalıcı bir yer (tayin eden).[¹⁰⁹²] Doğrusu Biz bu mesajları kavrama sürecinde olan bir topluluk için açık ve anlaşılır kılıyoruz.
[1092] Taberî, Ebu Ubeyde’den naklen mustekarın babanın sulbü, mustevda‘ın annenin rahmi olduğu görüşünü nakleder. İbn Abbas, Mücâhid ve Said b. Cübeyr’in yaklaşımları bunun tam tersidir (Taberî). Geçici yer-kalıcı yer ile anne karnı-hayat, dünya-âhiret kastedilmiş olabileceği gibi, insanın beşerî/geçici - ruhanî/kalıcı boyutu da kastedilmiş olabilir. Yahut erkek-dişi, sperma-yumurta. “Bazısının hanesi var, bazısı gurbette” şeklinde de anlaşılabilir (Krş: 11:6 ve 47:19).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O, sizi bir tek nefisten (Adem'den) yaratandır: Sonra sizin için bir karar yeri (dünyada kalıp yaşama) bir de emanet yeri (kabirde kıyamete dek bekleme) vardır. Biz muhakkak ayetleri, (bunlardaki manayı) anlayacak olan bir topluluk için ayrıntıları ile bildirdik.
(Nitekim Bakara suresinin 36. ayetinde de "Cennetten inin, yeryüzünde sizin için bir vakte kadar karar kılma ve geçinme vardır" buyurulmuştur. Diğer taraftan emanet yerine de, kabir uygun düşmektedir, zira sonsuza dek kalınacak esas karar yeri, ya cennettir ya da cehennemdir. Dünya ekin yeri, ahiret hayatı ise ektiğini biçme mahsulünü alma yeridir. Kabir ise ikisinin arasında bu sonucu bekleme, emaneten kalma yeridir.)  
Osman Fırat
swap_vert close
O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de bırakılma yeriniz var. Biz anlayan bir toplum için âyetleri tafsilatlı açıklamışızdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve O (o Hâlik-i Hakîm)dir ki sizleri bir tek nefisten yaratmıştır. Artık bir karar yeri, bir de emanet yeri vardır. Hakkâ ki, Biz âyetleri ince anlayışlılar olan bir kavim için uzun uzadıya açıkladık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sizi bir tek candan yaratan O'dur. Sonra sizin için; bir kalacak yer, bir de emanet olarak duracak yer vardır. Biz âyetlerimizi anlayan kimseler için açıkça bildirdik. [4, 1]
Bütün insanların, ilk insan olan babaları Hz. Âdemden çoğalmış olmaları Allah’ın kudretinin delilleridir. Müstekarr: Ana rahmi veya yeryüzündeki ikamet; emanet yeri ise: sulb veya kabirdeki ikamettir. Başka ihtimaller de söz konusudur.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Odur ki sizi bir tek nefisten inşa etti. Sizin için bir kalış ve bir emanet olarak konuluş yeri ve süresi vardır. Gerçekten biz, anlayan bir toplum için ayetleri geniş geniş açıkladık.
Yani siz bir süre babalarınızın belinde kalacak ve sonra da bir emânet olarak annelerinizin rahmine konulup bir süre de orada duracaksınız. Yahut sizin yeryüzünde bir kalış ve toprağın altına konuluş yeriniz ve süreniz vardır.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O Allâh Te'âlâ'dır ki sizi bir Âdem'den inşâ ve ihdâs itdi. Sizin içün dünyâda bir zamân-ı karâr ve kabirde bir müddet durmak vardır. (Yâhud rahîmde bir müddet karâr ve dünyâda bir zamân ikāmet vardır.) Biz fehm iden kavim içün âyetleri îzâh itdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sizi bir tek nefisten (döllenmiş yumurtadan) oluşturan O’dur. Ardından bir kalma yeri (olan dünya) ve bir durak (olan kabir) gelir. Ayetlerimizi, anlayan bir topluluk için tek tek açıklamışızdır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sizi tek bir nefisten ortaya çıkaran O'dur. Sizin için bir yerleşme yeri ve bir de ayrılış yeri vardır. İnce bir anlayışa sahip olanlar için ayetleri açıklamışızdır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sizi tek bir nefisten yaratan ve size bir karar, bir de emanet yeri takdir eden de Odur.(17) Kavrayış sahibi bir topluluk için Biz âyetlerimizi açıklamış bulunuyoruz.
(17) Karar yeri ile emanet yeri: dünya ile kabir hayatı; veya anne rahmi ile dünya; veya âhiret ile dünya.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sizi bir tek canlıdan vücuda getiren O'dur! Bu oluşumda bir karar kılma yeri var, bir de emanet olarak kalma yeri. İyice araştırıp kavrayan bir topluluk için ayetleri biz tam bir biçimde ayrıntılı kıldık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol oldur kim yarattı sizi bir nefsden ya'nį ādem’den pes ķarar dutacaķ yir daħı ķopacaķ bayıķ beyān eyledük nişānları ķavma kim bilürler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol Tañrı oldur kim sizi vücūda getürdi bir nefsden ki Ādem‐dür. Nicesi diridür, nicesi ölüdür. Taḥḳīḳ biz bellü ider‐biz āyetleri birḳavme ki fehm iderler, bilürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sizi tək bir nəfərdən (Adəmdəm) yaradan da Odur. (Sizin üçün) bir qərar yeri (ana bətni, ata beli və ya yer üzü), bir də bir əmanət yeri (qəbir) vardır. Biz ayələrimizi anlayan bir camaat üçün belə müfəssəl bəyan etdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And He it is Who hath produced you from a single being, and (hath given you) a habitation and a repository. We have detailed Our revelations for a people who have understanding.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It is He Who hath produced you(923) from a single person: here is a place of sojourn and a place of departure:(924) We detail Our signs for people who understand.
923 Produced: an sh a'a = made you grow, increase, develop, reach maturity: another of the processes of creation. This supplements n. 120 to 2:117 and n. 916 to 6:94. It is one of the wonders of Allah's Creation, that from one person we have grown to be so many, and each individual has so many faculties and capacities, and yet we are all one. In the next verse we have the allegory of grapes and other fruits: all grapes may be similar to look at, yet each variety has a distinctive flavour and other distinctive qualities, and each individual grape may have its own special qualities. So for man. 924 In the sojourn of this life we must respond to Allah's hand in fashioning us, by making full use of all our faculties, and we must get ready for our departure into the Life that will be eternal.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَهُوَ
ve O
الَّـذ۪ٓي
O zattır ki
اَنْشَاَكُمْ
sizi yarattı
مِنْ نَفْسٍ
bir nefisten
وَاحِدَةٍ
tek
فَمُسْتَقَرٌّ
ve bir kalma yeri vardır
وَمُسْتَوْدَعٌۜ
ve bir emanet bırakılma yeri
قَدْ
and- olsun
فَصَّلْنَا
açıkladık
الْاٰيَاتِ
âyetleri
لِقَوْمٍ
bir kavim için ki
يَفْقَـهُونَ
anlıyorlar
O, sizi bir tek nefisten (Âdem'den) yaratandır. (Sizin için ebedi) Bir kalma yeri (olan âhiret), bir de emaneten (geçici olarak) durduğunuz yer (olan dünya) vardır. Andolsun Biz, anlayan (ve anlamak isteyen her) bir kavim için âyetleri (birer birer böyle) açıklıyoruz.
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَنْشَاَ
Fiil-IV
ن ش ا
Meydana getirdi, yarattı, vücuda getirdi, inşâ etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
وَاحِدَة
İsim
و ح د
Bir, tek
مُسْتَقَرّ
Edilgen fiil-X
ق ر ر
Yerleşme, yerleşme zamanı, bir kalma yeri, karar kılınan yer, kalınacak yer
مُسْتَوْدَع
Edilgen fiil-X
و د ع
Emaneten durma yeri
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
فَصَّلَ
Fiil-II
ف ص ل
Açıkladı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
فَقِهَ
Fiil-I
ف ق ه
Anladı, fıkhetti, kavradı