close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 57. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vehuve-lleżî yursilu-rriyâha buşran beyne yedey rahmetih(i)(s) hattâ iżâ ekallet sehâben śikâlen suknâhu libeledin meyyitin feenzelnâ bihi-lmâe feaḣracnâ bihi min kulli-śśemerât(i)(c) keżâlike nuḣricu-lmevtâ le’allekum teżekkerûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öyle bir mabuttur ki rahmetinden önce müjdeci olarak rüzgarları yollar. Sonucu rüzgarlar, ağır yağmur bulutlarını yüklenince onları ölmüş bir ülkeye sevk ederiz, oraya böylece yağmur yağdırırız da her çeşit meyveler yetiştiririz. Düşünün de ibret almaya bakın, çünkü biz, ölüyü de işte böyle diriltiriz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Yağmur) Rahmetinin öncesinde rüzgârları bir müjdeci olarak gönderen O’dur. Bunlar ağırca bulutları kaldırıp (tonlarca su buharı) yüklendiğinde, onları (kuraklıktan) ölmüş bir yerleşim bölgesine sürükleyiveririz ve bununla oraya su indiririz de, böylelikle bütün ürünlerden çıkarırız. İşte Biz, ölüleri de (ahirette aynen) böyle diriltip-çıkarırız (ve mahşere toplarız). Herhalde düşünüp ibret alırsınız (diye bunları anlatmaktayız.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yaklaşan rahmetinin önünde, müjdeci olarak rüzgarları gönderen O'dur. Yağmur yüklü bulutlar toplandıklarında, onları çorak bölgeye doğru sürükleyip, bu yolla su indirelim ve böylece her türlü ürünün yeşerip boy vermesini sağlayalım diye. Ölüleri de, işte böyle dirilteceğiz. Belki düşünür ders alırsınız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah, rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci olarak estirendir. Belli bir süre sonra, rüzgârlar yüklü ağır bulutları hafif bir şeymiş gibi kaldırıp yüklendiği zaman, biz onları ölü bir beldeye hayat vermek için sevkederiz, sürükleriz. O suyu, o beldeye indiririz. O su ile her türlü meyveyı o beldede üretiriz. Biz su ile genetik şifrelerini harekete geçirerek bitkilere hayat verdiğimiz gibi ölüleri de kabirlerden dirilterek çıkarırız. Herhalde düşünür, bundan ibret alırsınız.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 22/5-6; 30/19, 50; 35/9; 42/28.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Rüzgarları rahmeti öncesinde müjdeci olarak gönderen O'dur. Nitekim bunlar ağır bulutları taşıdıklarında, onları ölü bir beldeye iletiriz. Onlardan su indirir ve onunla her tür ürün çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkarırız. Umulur ki öğüt alırsınız.
Ali Bulaç
swap_vert close
Rahmetinin önünde rüzgarları bir müjde olarak gönderen O'dur. Bunlar ağırca bulutları kaldırıp yüklendiğinde, onları (kuraklıktan) ölmüş bir şehre sürükleriz ve bununla oraya su indiririz de böylelikle bütün ürünlerden çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böyle diriltip-çıkarırız. Ki ibret alasınız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yağmur rahmetinin önünde, rüzgârları müjdeci olarak gönderen O Allah'dır. Nihayet bu rüzgârlar buhar ile yüklü ağır ağır bulutları kaldırıp yüklendiği zaman, bakarsın ki, biz onları ölmüş (kurumuş) memleketlere sevketmişizdir. Böylece, o bulutla, o yere su indiririz de, o su ile her çeşit meyveleri çıkarırız. İşte bu ölü araziden bitkileri (nebâtâtı) çıkardığımız gibi, ölüleri de böyle çıkaracağız (dirilteceğiz). Gerektir ki, düşünür ve ibret alırsınız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O Allah’tır ki, rüzgârları rahmetinin önünde müjdeleyiciler olarak salıverir. Nihayet o rüzgârlar ağır bulutları yüklenince, o bulutları ölü bir şehir için sevk ederiz. Onunla su indiririz. O su ile bütün ürünlerden ortaya çıkarırız. Ölüleri de bunun gibi (yerden) çıkarırız. (Düşünün!) Belki ibret alırsınız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Rüzgârları rahmetinin önünden müjdeci olarak gönderen O'dur. Nihayet rüzgârlar, ağır bulutları yüklenince onu ölü bir beldeye göndeririz; orada suyu indirir ve onunla türlü türlü meyveler çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Umulur ki düşünüp ders alırsınız.[136]
[136] Rîh/rüzgar hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VII, 177-179.  
Besim Atalay
swap_vert close
Önceden, yağmurun müjdecisi bulunan, yelleri gönderen o, bunlar ağır bulutları yüklendiğinde, kurak olan bir yeri, onunla sularız, bulutlardan su indiririz, onunla her türlü yemişleri bitiririz, ölmüş bulunanları işte böyle diriltiriz, umulur ki anlıyasız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Rahmetinin önünde (yağmurla gelecek bereketleri) müjdeleyici olarak rüzgârları gönderen O'dur. Nihayet o rüzgârlar, topladığı (yağmur dolu) ağır bulutları yüklendiğinde; biz, onu ölü bir bölgeye göndeririz; derken onunla su indirir ve o su ile de türlü türlü mahsuller yetiştiririz. İşte ölüleri de böyle (diriltip) çıkarırız. Umulur ki iyice düşünüp ibret alırsınız.
Yağmurun yağması için rüzgârın aşılayıcı bir görevi olduğu bilimsel araştırmalar ile ortaya konmuştur. Bu konuda Hicr suresi 15/22. âyetin açıklama kısmına bakabilirsiniz.  
Cemil Said
swap_vert close
Yağmurun mukaddimesi olan rüzgârları Allâh te’âlâ gönderir, yağmurla dolu bulutlardan su indiririz ve tekmîl meyveleri öylece yetişdiriyoruz işte ölüleri de mezarlarından öylece çıkarırız, belki mülâhaza idersiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Rahmetinin önünde, müjdeci olarak rüzgarları gönderen Allah'tır. Rüzgarlar, yağmur yüklü bulutları taşıdığında, onu ölü bir memlekete gönderir, su indirir ve onunla her türlü ürünü yetiştiririz; ölüleri de bunun gibi diriltip, çıkarırız; belki bundan ibret alırsınız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderen O’dur. Nihayet o rüzgârlar ağır bir bulut yüklenince onu ölü bir memlekete sevkederiz. Orada suyu indirir ve onunla türlü türlü meyveler çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Herhalde bundan ibret alırsınız.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderen O'dur. Sonunda onlar (o rüzgârlar), ağır bulutları yüklenince onu ölü bir memlekete sevkederiz. Orada suyu indirir ve onunla türlü türlü meyveler çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Her halde bundan ibret alırsınız.
Edip Yüksel
swap_vert close
O, rahmetinin bir ön müjdesi olarak rüzgarları gönderendir. Toplanıp yüklendikten sonra ağır bulutları ölü bir toprağa süreriz. Onunla su indirir ve onunla her çeşit ürünü çıkarırız. Ölüleri de böyle çıkarırız. Belki bundan bir öğüt alırsınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgarları gönderen O'dur. O rüzgarlar, yağmur yüklü bulutları yüklenince, onu kurak bir memlekete gönderir, sonra onunla yağmur yağdırır ve onunla her çeşit ürünü yetiştiririz. İşte Biz, ölüleri de böyle diriltiriz. Gerekir ki düşünür, ibret alırsınız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve o, o Allahdır ki rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci yollar, nihayet bunlar o ağır ağır bulutlârı hafif bir şey gibi kaldırıb yüklendiklerinde bakarsın biz onları ölmüş bir memlekete sevketmişizdir derken ona su indirmişizdir de orada her türlüsünden semereler çıkarmışızdır, işte ölüleri böyle çıkaracağız, gerektir ki düşünür ıbret alırsınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
O (Allah) ki, rüzgârları rahmetinin önünden, (yağmurun) müjdeci (si) olarak gönderendir. Nihâyet (o rüzgârlar) ağır (yağmur) bulutlar (ını) yüklendiği zaman, onu ölü (kurak) bir memlekete sevk ederiz, böylece oraya (bulutlar vasıtasıyla) su indiririz de onunla her çeşit meyvelerden çıkarırız. İşte ölüleri (de kabirlerinden) böyle (diriltip) çıkarırız. Artık bunları düşünüp ibret alırsınız.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Rahmetinin önünde rüzgarları müjdeci olarak gönderen O'dur. Rüzgârlar, ağır bulutları yüklenince, onları ölü bir beldeye sevk ederiz. Böylece onunla indirdiğimiz suyla, orada her türlü ürünü çıkarırız. İşte Biz ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O, rahmetinin önünden rüzgârı müjdeci gönderendir. Nihayet bunlar (su ile yüklü) ağır ağır bulutları kaldırıb yüklendiği zaman (görürsün ki) biz on (lar) ı ölmüş bir memlekete sevketmişizdir. Derken ona su indirmişizdir de orada her (türlüsünden) meyveler (mahsuller) çıkarmışızdır. İşte ölüleri de (diriltib kabirlerinden) böyle çıkaracağız biz. Gerek ki (bunları) iyi düşünüb ibret alasınız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem O, rüzgârları rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderendir. Nihâyet (o rüzgarlar,) ağır (yağmur) bulutlar(ını) yüklendiği zaman, onu ölü bir memlekete sevk ederiz; böylece oraya su indiririz de onunla her çeşit meyvelerden çıkarırız. İşte ölüleri (dekabirlerinden) böyle çıkarırız; tâ ki ibret alasınız!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve rahmetinin (yağmurun) önünde, rüzgârları müjdeci olarak gönderen O’dur (Allah’tır). Nihâyet o rüzgârlar (buhar) yüklü ağır ağır bulutları (su buharı) kaldırıp yüklendiği zaman, (bakarsın ki,) biz onları (o bulutları rüzgârlar vasıtasıyla kuraklıktan adeta) ölmüş memleketlere sevk etmişizdir. Böylece, onunla (bulutla), o yere su indiririz de, onunla her çeşit ürünleri çıkarırız. İşte (diriliş günü) biz (ölülerin genetik şifrelerini harekete geçirerek bitkiler gibi) ölüleri de (diriltip yeniden bedensel hayata) böyle çıkarırız ki, düşünür, ibret alırsınız.*
(*) İşte Hz. peygambere dayandırılan’’Bulutları sevk eden melekler olduğunu’’şeklindeki rivayetin Kur’ar’n’ın bu vb. ayetlerine ne kadar ters düştüğünü, bu nedenle bu tür rivayetlerin uydurma olup Hz. peygamberin hadisleriyle bir alakası olmadığını açıkça görmekteyiz. Çünkü Hz. peygamberin kendisine vahiy yoluyla gelen Kur’an’a ters ve aykırı bir şey söylemesi mümkün değildir. Söz konusu uydurma rivayet de İbn Abbas’a dayandırılıyor. Hâlbuki Kur’an’a göre, bulutları sevk eden rüzgârlardır, ama bu uydurma rivayete göre bulutları sevk eden meleklerdir. Peki, hem Kur’an’a hem de bilime aykırı olan bu uydurma rivayete mi, yoksa ilmiyle her şey kuşatan yüce Allah’ın gönderdiği Kur’an’ı Kerime mi inanmak gerekir? Ayrıca yağmurun yağması için rüzgârın aşılayıcı bir görevi olduğu bilimsel araştırmalar ile ortaya konmuştur. Bu konuda Hicr sûresi 15/22. âyetin açıklamasına bakabilirsiniz.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yağmurların (rahmetinin) öncesinde, müjdeci olarak rüzgârları gönderen O dur. Su ile yüklenmiş bulutlar iyice ağırlaşınca, o bulutları ile ölü bir belde üzerine sevk ederiz. Suyu indiren de ve o suyla her türlü ürünleri çıkaran da biziz. Ölüleri de böyle çıkaracağız, belki düşünürsünüz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Esirgeyiciliğinin öncüleri olarak yelleri müjdeleyici gönderen Odur. Sonunda bu yeller yağmurla yüklü olan bulutları kaldırırlar. Biz onları kuraktan ölmüş bir ülkeye süreriz. Derken o bulutlardan su indirir,ondan da her türlü ürünü çıkarırız. Ölüleri de böyle diriltiriz, öğütlenesiniz diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Rüzgârları, rahmeti olan yağmurun önünde müjdeci gönderen O/dur. Nihayet rüzgârlar yağmurlu bulutları yüklenince biz onu kurak bir yere süreriz, oraya su indiririz, onunla her nevi meyvaları çıkartırız. Siz hatırlayasınız diye ölüleri kabirlerinden böyle çıkarırız.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Rahmetinin önünde, bir müjde olarak rüzgârları gönderen O’dur. Onlar, yağmur yüklü/ağırlıklı bulutları yüklenince onu ölü/çorak bir beldeye yollar ve oraya su indiririz ve onunla her türlü ürünleri çıkarırız. İşte ölüleri de böylece çıkarırız. Belki düşünür ibret alırsınız!
Kadri Çelik
swap_vert close
Rahmetinin önünde rüzgârları bir müjde olarak gönderen O'dur. Bunlar yüklü bulutları kaldırıp yüklendiğinde, onları (kuraklıktan) ölmüş bir beldeye sürükleyiveririz ve bununla oraya su indiririz de böylece onunla bütün ürünlerden çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böyle diriltip çıkarırız; umulur ki kendinize gelirsiniz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Engin lütuf ve rahmetinin önünde, yağmurla gelecek nîmet ve bereketleri müjdeleyici olarak rüzgarları gönderen O’dur. Nihâyet bu rüzgarlar, su taneciklerinden oluşan ve kendisinden çok daha ağır olan yağmur yüklü bulutları yüklenip kaldırınca, onu susuzluktan toprağı çatlamış, bitki örtüsü kurumuş ölü bir bölgeye sürükleriz ve onunla, o çorak topraklara hayat veren yağmurlar yağdırır, peşinden de orada çeşit çeşit ürünler yeşertiriz. İşte biz, aynı hayat verici kudretimizle ölüleri de Kıyâmet Günü böyle diriltip çıkaracağız. Böyle canlı ve anlaşılır misâllerle hakkı ortaya koyuyoruz ki, düşünüp ibret alasınız!İşte Kur’an ayetleri de, tıpkı rahmet yağmurları gibi ölü kalplere hayat verir. Fakat gönlünü hakîkate kapamış, kibir ve bencilliğin kölesi olmuş insanlar, bu rahmet hazinesinden bir şey alamazlar. Nitekim:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Rahmetinin önünde bir müjde olarak Rüzgârlar’ı gönderen O’dur. Sonunda yağmur yüklü yoğun bulutları yüklendiği zaman onu ölü bir beldeye sevk ettik. Su’yu onunla indirdik. Onunla bütün Ürünler’den çıkardık. Ölüler’i de böyle çıkarırız. Umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kullarına sevgisinin bir ifadesi olarak bulutları serbest bırakan da Allah'tır. Zamanı gelince rüzgâr, ağır bulutları kaldırır, biz de onu ölü topraklara doğru sevk ederiz. Bulut vasıtasıyla suyu indirir, bu suyla her çeşit ürünü yetiştiririz. Ölüleri de aynı şekilde diriltiriz. Herhalde olup bitenler üzerinde düşünürsünüz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yeryüzündeki yaşama iyice bakın! Doğa her an Allah’ın koyduğu yasaya göre hareket ediyor. Unutmayın! Rüzgârları rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderen Rabbinizdir. Rüzgârlar bulutları sırtına yükler. Kurak yerlere götürür. Oralara suyu indirir. Sulanan yerlerden türlü türlü meyveler çıkarır. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. İnananları, yasalarımıza göre yaşayanları mükâfatlandırmak, inkâr eden, yasalarımıza aykırı davrananları cezalandırmak için öldükten sonra diriltiriz. İsteriz ki hiçbir haksızlık olmasın! Keyfine göre yiyip içen, keyfine göre yaşayan ile yasalarımıza göre yiyip içen, yasalarımıza göre yaşayanların farkı olsun! Allah için fedakârlık yapıp yasalarına uyanlarla, çıkarlarına göre hayatı yaşayıp yasamızı tanımayanlar ayrılsın! Hiç kimse biz yaptık oldubitti demesin. Hiç kimse dünya hayatı bitince her şey bitecek diye sorumsuzca davranmasın! İşte biz gerçekleri böyle açıklarız. Belki düşünür, belki öğüt alırsınız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Rahmetinin (yağmurun) önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderen O’dur. Sonunda (o rüzgârlar), ağır bulutları yüklenince onu (bulutu) ölü (kurak) bir şehre sevk ederiz. Böylece onun sayesinde (bulut sebebiyle oraya) suyu indirir ve bütün meyvelerden çıkarırız. İşte ölüleri de (topraktan) böyle çıkaracağız. [*] Umulur ki (gerçeği) hatırlarsınız. [*]
Benzer mesajlar: Tâhâ 20:53; Nûr 24:43; Furkân 25:48-49; Neml 27:63; Rûm 30:48; Fâtır 35:9.,Doğadaki bu dönüşüm, diriltilmenin delilidir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Rüzgârları rahmetinin önünde bir müjdeci olarak gönderen (de) O (Allah)’tır. O rüzgârlar yoğunluğu kendilerinden daha ağır olan bulutu yüklenince, onu ölü bir memlekete gönderir,¹ sonra onunla yağmur yağdırarak her çeşit ürünü yine onunla yetiştiririz. İşte Biz ölüleri de (kabirlerinden) böyle çıkartırız. Umulur ki düşünüp öğüt alırsınız.
1 Burada: “Peygamberlerin,” Allah’ın rahmetinin müjdecisi olarak rüzgârlara, “getirdikleri emir ve yasakların” tertemiz sularla dolu ağır bulutlara, “Allah’ın dininden uzaklaşan toplumlarn” ise çorak ve susuzluktan ölmüş memlekete benzetilmesi düşünülebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Yaklaşan rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgarları gönderen O’dur; yağmur yüklü bulutlar toplandıklarında, onları çorak bölgeye doğru sürükleyip bu yolla su indirelim ve böylece her türlü ürünün yeşerip boy vermesini sağlayalım diye. Ölüleri de işte böyle dirilteceğiz; belki düşünür ders alırsınız. ⁴⁴
44 Bu, 57-58. ayetlerde irad edilen teşbîh ya da mesel’in anahtar cümlesidir. Allah ekinleri yeşertirken tecellisini gördüğümüz aynı hayat verici, diriltici kudret ve iktidarını göstererek kıyamet günü ölüleri de diriltecektir. Müteakip cümle, gönlünü hakikate açık tutanları verimli toprağa, onu inkara kalkışanları da çorak toprağa benzetirken aynı meselin uzantısı durumundadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci olarak gönderen Allah’tır. Rüzgâr, ağır ağır yağmur yüklü bulutları bir araya topladığında biz, onu ölü bir toprağa yönlendirir bu yolla su indiririz ve onunla her türlü ürünün yeşerip boy vermesini sağlarız. İşte ölüleri de böyle dirilteceğiz. Belki düşünüp, ibret alırsınız. 25/48, 30/48, 35/9, 22/5, 29/63, 30/19- 50, 41/39, 43/11
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O’dur rüzgârları rahmetinin önüne katıp müjdeci[¹¹⁹⁸] olarak gönderen; nihayet bunlar yağmur yüklü bulutları taşıyınca,[¹¹⁹⁹] onu ölü toprağa[¹²⁰⁰] doğru sevkedip bu yolla su indiririz ve böylece her türlü ürünün yeşerip boy vermesini sağlarız. Ölüleri de işte böyle dirilteceğiz: belki düşünür de ibret alırsınız.[¹²⁰¹]
[1198] Buşran kelimesi neşran ve daha başka şekilde de okunmuştur (Zeccâc). Bu durumda “yayan, dağıtan” anlamını alır. Anlamın özüne ilişkin olmayan bu farklı kıraatların nedeni açıktır: İlk yazılışında noktalamanın (rakş) olmadığı Arap yazısında tek bir kısa çizgiyle resmedilen bu harfin bâ ya da nûn olup olmadığı, noktasının nereye konulacağına bağlıdır. İmam Asım, Kûfelilerin okuyuşu olan buşran’ı tercih etmiştir. Mesajın içeriğini önceleyen Zemahşerî ve Ebu Müslim’in tercihi de budur (Râzî). Benzer formda gelen iki âyet daha vardır: 25:48 ve 27:63. Fakat, farklı formlarla gelip aynı meteorolojik olayı dile getiren âyetlerde neşeran’ın kullanıldığı da bir gerçektir (Krş: 42:28; 43:11). [1199] Ekalle, “kaldırılan şeyin hafifliğinden değil kaldıranın güçlü olmasından dolayı yükü kolay kaldırma” (Râğıb). [1200] Buradaki “ölü toprak” ile bir sonraki âyetteki “bereketli toprak” birbirinin mukabilidir. [1201] Ölü toprağın rahmet yağmuruyla nasıl canlandığını tasvir eden bu ve bundan sonraki âyetle, ta yürekten alçak gönüllü olarak, kaygıyla umut arasında duadan söz eden 55-56. âyetler arasındaki ilişki dikkat çekicidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Rüzgarları rahmetinin (yağmurun) önünden müjdeci olarak gönderen O'dur, sonunda (o rüzgarlar) ağır ağır bulutları kaldrıp (su ile) yüklenince onu ölü (toprağı kuraklıktan çatlamış) bir beldeye sevk ederiz. (Bunun gibi Cenab-ı Hak, elçi meleklerine ve Peygamberlerine yüklediği rahmetini -ayetlerini, hüküm ve emirlerini- manen ölü, şirk ve küfürde direnen bir belde halkına gönderir) Derken (gökten) yağmur indirir de o belde de türlü türlü (tatlı acı) meyveler çıkarırız.(*) İşte ölüleri de (diriltip, kabirlerinden) böyle çıkaracağız. (Ey müşrikler) umulur ki (bu uyarılardan) düşünüp ibret alırsınız! (Ey Muhammed; kavminin ileri gelenleri hak davetinden yüz çevirdiler diye üzülme)
(Yağmur suyu aynı su olduğu halde, topraktaki tanelerden çıkan bitkilerin kimi şifalı olur, kimisi de zehirli. Tanelerin ne vereceği ise ancak, topraktan çıktıktan sonra belli olur.. ekinin tanesi ekmek olur, sofralara konulur, samanı ise ocaklarda yakılır... Bunun gibi, Rablerinin ayetlerini Peygamberlerinin hak davetini, o belde halkının tümü işitir ama, kimi imana gelir, kimi ise daha fazla azar, şirk ve küfürde direnir. Kulların dünyadayken yaptığı iyi- kötü ameller tarla sahibinin ekini ekmesine benzer - ekinin sonu hasad zamanı belli olacağı gibi- işlenen amellerin mükafat ve cezası da, ancak kıyamet gününde belli olur! Kimi cennete gider sofralara kurulur, ağırlanır, kimi ise cehennemin odunu olur)  
Osman Fırat
swap_vert close
O ki rüzgârları rahmetinin önünde müjdeci gönderir. ta ki ağır yağmur yüklü bulutları azaldığında(ümitler kesildiğinde) O rahhmetiyle ölü bir beldeye su indirir ve oradan türlü türlü meyvalar çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Herhalde bundan ibret alırsınız.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve O, bir Hâlık-i Zîşan'dır ki, rüzgârları rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderir. Nihâyet rüzgârları ağır ağır bulutları yüklenince Biz onu bir ölmüş ülkeye sevketmiş oluruz. Derken onunla su indirmiş, sonra da onunla her çeşit meyveleri meydana çıkarmış oluruz. İşte böylece ölüleri de çıkarırız. Gerektir ki, siz düşünüp ibret alasınız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O'dur ki, rahmeti olan (yağmurun) önünden müjdeci olarak rüzgârlar gönderir. Nihayet bu rüzgârlar o ağır bulutları hafif bir şeymiş gibi kaldırıp yüklendiklerinde, bakarsın Biz onları, ekinleri ölmüş bir ülkeye sevk eder, derken oraya su indiririz de orada her türlüsünden meyveler, ürünler çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Gerekir ki düşünür ve ibret alırsınız. [22, 5-6; 30, 19. 50; 35, 9; 42, 28]
Havanın, sırf hareketten aldığı kuvvetle su taneciklerinin toplanmasından ibaret olan o ağır bulut kütlelerini kaldırıp yüklenmesi, bir harikadır. Zira tabiata göre hafif, çok ağır yükü kaldırıp taşıyamaz. Fakat, Rabbimiz bu harika özellikleri tabiata kanun olarak yerleştirmek suretiyle muazzam kudret ve rahmetini tanıttırmak istemiştir. Hareketin, hafiflik ve ağırlık hükmünü tersine çevirdiğine işaret eden bu mânayı öğrenme neticesinde uçaklar yapılmıştır. “Ağır bulut kütlelerini yüklenip kaldıran hava” cümlesi, Kur’ân’ın fennî mûcizelerinden birini ihtiva etmektedir. Bu işaretle Kur’ân, cisimlerin havada uçacaklarına ima ve teşvik etmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
O ki rüzgarları rahmetinin önünde müjdeci gönderir. Nihayet onlar, ağır ağır bulutları yüklenince, onu ölü bir ülkeye yollarız; onunla su indirir ve türlü türlü meyvalar çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Herhalde bundan ibret alırsınız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgârları gönderen odur. O rüzgârlar yağmurla yükli ağır bulutları kaldırırlar. O bulutları ölü (kuru) olan zemîne sevk ideriz. Ve onlardan oraya su indidir ve ölü zemînden dürlü dürlü meyveler ve mahsûller çıkarırız. Bunun gibi kıyâmet gününde mevtâları mezarlarından ihrâc iyleriz. (Bunları beyân idişimiz) tezekkür idüb düşünesiniz içündir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İkramından önce rüzgârları müjdeci olarak gönderen O’dur[*]. Rüzgârlar yağmur yüklü bulutları taşıyınca ölü toprağa sürer, o buluttan su indirir, onunla her türlü ürünü çıkarırız. İşte ölüleri de böyle diriltiriz, belki bilgilerinizi kullanırsınız...
[*] Yağmurun yağması için rüzgarın aşılayıcı bir görevi olduğu bilimsel araştırmalar ile bulunmuştur. (Hicr 15/22)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgarları gönderen O'dur. Rüzgarlar, ağır ağır yağmur yüklü bulutları yüklendiği zaman; biz, onu ölü bir bölgeye gönderir ve su indiririz. Onunla her türlü ürün çıkarırız. Ölüleri de böyle çıkaracağız. Belki düşünüp, ibret alırsınız.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Rüzgârı rahmetinin önünde müjdeci gönderen de Odur. Nihayet o rüzgâr ağır bulutları yüklendiğinde,(13) Biz onu ölü beldelere gönderir, sonra ondan suyu indirir, o suyla da yerden her türlü ürünü çıkarırız. Ölüleri de kabirlerinden Biz böyle çıkaracağız. Umulur ki düşünür ve ibret alırsınız.
(13) Burada havanın, özellikle hava akımının kaldırma kuvvetine bir işaret vardır. Bulutların ağırlığı hakkında fikir vermek için, yağmur sırasında yere düşen su miktarını bir ipucu olarak alabilir ve meselâ 50 kilometrekarelik bir alana düşen 1 santim yağışın yarım milyon ton ağırlık anlamına geldiğini söyleyebiliriz.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Rüzgârları, rahmetinin önünden müjdeci gönderen O'dur. Nihayet onlar, yüklerle ağırlaşmış bulutları yüklenince onu ölü bir beldeye göndeririz; onunla su indiririz de o suyla her türlü meyveyi çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böyle çıkarırız. Düşünüp ibret almanız umuluyor.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol oldur kim viribir yilleri muştılayıcılarken raḥmetinüñ ileyinde ya'nį yaġmur Tañrı raḥmeti götürdi bulıdları aġırlar sürdük anı bir il içün ölü pes indürdük anuñ-ile şuyı pes çıķarduķ anuñ-ile her yimişlerden. andaķ çıķaruruz ölüleri anuñ-içün kim siz anasız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı Tañrı oldur kim gönderür yilleri uçmaġ‐ıçun bulıtları, raḥmeti ileyin‐de, daḫı ol vaḳt ki getüre bulıtlar, aġırlar sürer‐biz anı ölmiş yirlere. Pes in‐dürür anuñla ṣuları, pes çıḳaruruz ol ṣu‐y‐ıla barça yemişlerden. Anuñ gibi çıḳarur ölüleri. Ola kim ẕikr ü fikr eyleyesiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Küləkləri Öz mərhəməti önündə (yağışdan qabaq) müjdəçi olaraq göndərən Odur. Belə ki, küləklər (yağmur yüklü) ağır buludları hərəkətə gətirdiyi (daşıdığı) zaman Biz onları (buludları) ölü (qurumuş) bir məmləkətə tərəf qovur, ora yağmur endirir və onunla hər cür meyvə yetişdiririk. Biz ölüləri də (dirildib qəbirlərindən) belə çıxaracağıq. Bəlkə, düşünüb ibrət alasınız!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And He it is Who sendeth the winds as tidings heralding His mercy, till, when they bear a cloud heavy (with rain), We lead it to a dead land, and then cause water to descend thereon, and thereby bring forth fruits of every kind. Thus bring We forth the dead. Haply ye may remember.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It is He Who sendeth the winds like heralds of glad tidings, going before(1036) His mercy: when they have carried the heavy-laden clouds, We drive them to a land that is dead, make rain to descend thereon, and produce every kind of harvest therewith: thus shall We raise up the dead: perchance ye may remember.
1036 The Parable is complete in its triple significance. (1) In the physical world the winds go like heralds of glad tidings; they are the advance guard, behind which is coming a great army of winds driving heavily laden clouds before it; the wise Providence of Allah is their General, who directs them towards a parched land, on which the clouds deliver their gladdening showers of mercy, which convert the dead land into a living, fertile, and beautiful land bearing a rich harvest (Cf. 25:48). (2) In the spiritual world, the winds are the great motive forces in the mind of man, or in the world around him, that bring the clouds or instruments of Allah's Mercy, which descend and fertilise souls hitherto spiritually dead. (3) If we can see or experience such things in our life here below, can we doubt the resurrection?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَهُوَ
ve O
الَّذ۪ي
O zattır ki
يُرْسِلُ
gönderir
الرِّيَاحَ
rüzgârları
بُشْراً
bir müjde olarak
بَيْنَ يَدَيْ
önünde
رَحْمَتِه۪ۜ
rahmetinin
حَتّٰٓى
nihayet
اِذَٓا
o za-man ki
اَقَلَّتْ
yüklendi
سَحَاباً
bulutları
ثِقَالاً
ağır
سُقْنَاهُ
onu sevk ettik
لِبَلَدٍ
bir mem-lekete
مَيِّتٍ
ölü
فَاَنْزَلْنَا
böylece indirdik
بِهِ
ora-ya
الْمَٓاءَ
su
فَاَخْرَجْنَا
ve çıkardık
بِه۪
onun-la
مِنْ كُلِّ
hepsinden
الثَّمَرَاتِۜ
meyvelerin
كَذٰلِكَ
işte böyle
نُخْرِجُ
çıkarırız
الْمَوْتٰى
ölüleri
لَعَلَّكُمْ
umulur ki
تَذَكَّرُونَ
tezekkür edersiniz
Rüzgârları rahmetinin önünde bir müjde olarak gönderen O'dur. Nihayet (o rüzgârlar), ağır (yağmur) bulutları(nı) yüklenince onu, (toprağı) ölü bir memleket(i diriltmek) için sevk ederiz. Böylece oraya su indiririz de onunla (yerden) türlü türlü meyveler (ve çeşitli nebatat) çıkarırız. İşte, ölüleri de böyle (diriltip kabirlerinden) çıkaracağız. Umulur ki (bunu) tezekkür eder (düşünüp anlar)sınız.
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
رِيح
İsim
ر و ح
Rüzgâr, kasırga
بُشْر
İsim
ب ش ر
Bir müjde olarak
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
يَد
İsim
ي د ي
El
رَحْمَة
İsim
ر ح م
Rahmet, merhamet
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
اَقَلَّ
Fiil-IV
ق ل ل
Yüklendi
سَحَاب
İsim
س ح ب
Bulut
ثَقِيل
İsim
ث ق ل
Ağır, yük
سَاقَ
Fiil-I
س و ق
Sevk etti, sürükledi, sürdü
بَلَد
İsim
ب ل د
Belde, diyar, memleket, şehir, ülke
مَيِّت
İsim
م و ت
Ölü
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
مَٓاء
İsim
م و ه
Su
اَخْرَجَ
Fiil-IV
خ ر ج
Çıkardı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
ثَمَرَات
İsim
ث م ر
Mahsuller, ürünler, meyveler
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَخْرَجَ
Fiil-IV
خ ر ج
Çıkardı
مَيِّت
İsim
م و ت
Ölü
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
تَذَكَّرَ
Fiil-V
ذ ك ر
Tezekkür etti, öğüt aldı, hatırladı, ibret aldı, idrak etti