close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 127. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekâle-lmeleu min kavmi fir’avne eteżeru mûsâ vekavmehu liyufsidû fî-l-ardi veyeżerake veâlihetek(e)(c) kâle senukattilu ebnâehum venestahyî nisâehum ve-innâ fevkahum kâhirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Firavun'un kavminden ileri gelenler, Musa'yı ve kavmini, yeryüzünde bozgunculuk etsinler, senden ve taptıklarından yüz çevirsinler diye mi bırakıyorsun dediler. Firavun gene onların oğullarını öldürür, kadınlarını bırakırız ve şüphe yok ki biz, onlardan üstünüz ve kudret sahibiyiz dedi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Firavun kavminin önde gelenleri, dediler ki: "Musa ve kavmini bu toprakta (Mısır’da) bozgunculuk çıkarmaları, seni ve ilahlarını terk edip (aşağılamaları) için mi (serbest) bırakacaksın? (Şimdi hepsinden kurtulacak bir çare bulmalısın!" Bunun üzerine Firavun) Dedi ki: "(Öyle ise biz de onların bütün) Erkek çocuklarını öldürüp (ortadan kaldıracağız) ve kadınlarını sağ bırakacağız. Hiç şüphesiz biz, onlara karşı kahir bir üstünlüğe sahip (bulunmaktayız)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Firavun kavminin ileri gelenleri dediler ki: “Musa ve kavmini, seni ve tanrılarını bırakıp, yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar, halkı senin aleyhine kışkırtsınlar diye serbest mi bırakacaksın?” Firavun ise: “Biz onların oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette bizim onlar üstünde ezici bir gücümüz var” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Firavun'un kavminden ileri gelen devlet büyükleri: “Seni ve ilâhlarını terketsinler de, yeryüzünde, ülkede fesat çıkarsınlar diye mi Mûsâ'yı ve kavmini serbest bırakacaksın?" dediler. Firavun: “Onların oğullarını öldüreceğiz. Kızlarını öldürmeyip sağ bırakacağız. Onların üstünde, kahredici bir üstünlüğe sahibiz." dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Firavun toplumundan ileri gelenler: "Sen Musa'yı ve kavmini yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaları, seni ve ilahlarını terk etmeleri için bırakacak mısın?" dediler. O da: "Onların oğullarını öldürecek ve kadınlarını sağ bırakacağız. Biz onların üstünde ezici bir güce sahibiz" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Firavun kavminin önde gelenleri, dediler ki: 'Musa ve kavmini bu toprakta (Mısır'da) bozgunculuk çıkarmaları, seni ve ilahlarını terketmeleri için mi (serbest) bırakacaksın?' (Firavun) Dedi ki: 'Erkek çocuklarını öldüreceğiz ve kadınlarını sağ bırakacağız. Hiç şüphesiz biz, onlara karşı kahir bir üstünlüğe sahibiz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Firavun'un kavminden başta gelenler, Firavun'a şöyle dediler: “-Mûsa'yı ve kavmini, fesadçılık yapmaları ve Mûsa'nın hem seni, hem de senin tanrılarını terketmesi için mi bu yerde bırakacaksın? “Firavun onlara şöyle cevap verdi: “- Daha önce onlara yaptığımız gibi, doğacak oğullarını öldürtürüz; yalnız kadınlarını sağ bırakırız (ki bize hizmet etsinler). Elbette yine, biz onların üzerine hâkim ve kahredicileriz.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Firavun bunları kesmekten vazgeçti.) Onun kavminin ileri gelenleri: “Yeryüzünde bozgunculuk yapmak, seni ve ilahını terk etmek için, Musa ve kavmine müsaade mi ediyorsun!” dediler. Firavun: “Biz onların erkek çocuklarını öldüreceğiz ve kadınlarını yaşatacağız. Ve şüphesiz biz, onların üstünde hâkimiz” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: “Mûsâ'yı ve kavmini, seni ve tanrılarını bırakıp yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar diye mi bırakacaksın?” Firavun, “Biz onların oğullarını öldürüp kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Musa, ulusuna dedi ki: «Allahtan yardım isteyesiniz! Sabrediniz, yeryüzü Allahındır, kullarından istediği kimseye onu miras kılar o, sonuç sakınçlarındır»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Firavunun kavminin ileri gelenleri: “Peki,” dediler, “Musa ve halkının ülkede karışıklık çıkarıp sana uyanları senden ve senin topraklarından uzaklaştırmalarına göz mü yumacaksın?” (Firavun:) “Onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Çünkü gerçekten onların üzerinde ezici bir gücümüz var!” dedi.
Cemil Said
swap_vert close
Fir’avn kavminin büyükleri âna didiler ki: "Mûsâ ve kavminin gidüb arzı fesâda virmesine ve seni ve ma’bûdlarını terk itmesine müsâ’ade iyliyecek misin?" Fir’avn "Öyle ise erkek çocuklarını öldürelim yalnız kızlarını bırakalım bu vecihle ânları kahr ideriz" cevâbını virdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Firavun milletinin ileri gelenleri: "Musa'yı ve milletini yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar, seni ve tanrılarını bıraksınlar diye mi koyveriyorsun?" dediler. Firavun: "Onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Firavun’un kavminden ileri gelenler dediler ki: “Sen (sihirbazları cezalandıracaksın da) Mûsâ’yı ve kavmini, bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni ve ilâhlarını terk etsinler diye bırakacak mısın?” Firavun, “Biz onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz?” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Firavun’un kavminden ileri gelenler dediler ki: “Seni ve tanrılarını bırakıp yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye mi Mûsâ’yı ve kavmini serbest bırakacaksın?” Firavun, “Biz onların oğullarını sürekli öldürüp kızlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: Musa'yı ve kavmini, seni ve tanrılarını bırakıp yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye mi bırakacaksın? (Firavun): «Biz onların oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz» dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Firavun'un halkının elit takımı, "Musa'yı ve halkını, seni ve tanrılarını bıraksınlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye mi bırakıyorsun," dediler. (Firavun:) "Kadınlarını yaşatıp oğullarını öldüreceğiz. Biz onlardan çok daha güçlüyüz," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Firavun kavminin ileri gelenleri dediler ki: "Seni ve ilâhlarını terketsinler de yeryüzünde fesat çıkarsınlar diye mi Musa'yı ve kavmini serbest bırakacaksın?" Firavun da dedi ki: "Onların oğullarını öldüreceğiz, kızlarını sağ bırakacağız ve onlar üzerinde kahredici bir üstünlüğe sahibiz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fir'avnın kavmından yine o cemiyyet ya, dediler: Musâyı ve kavmini bırakacaksın ki seni ve ilâhlarını bıraksın da yer yüzünde fesad çıkârsınlar? Yine, dedi: Oğullarını öldürürüz ve kadınlarını diri tutarız, yine tepelerinde mutlak kahrımızı yürütürüz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Firavun’un kavminden ileri gelenler: “Sen Mûsâ’yı ve kavmini, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaları, seni ve ilâhlarını terk etmeleri için mi (serbest) bırakacaksın?” dediler. O da, “Onların oğullarını öldürecek ve kadınlarını (kız çocuklarını) sağ bırakacağız. Biz onların üstünde ezici bir güce sahibiz” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Firavun halkının meleleri: “Musa'yı ve yanında yer alanları, yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar, seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın?” dediler. O da: “Oğullarını öldürüp, kadınlarını sağ bırakacağız. Kuşkusuz, biz onların üzerinde kahredicileriz.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fir'avn kavminden olan ileri gelenler şöyle dedi: «Musâyi ve kavmini — fesadcılık etmeleri, seni de, Tanrılarını da terk etmesi için mi — bu toprakda (Mısırda) bırakacaksın? O da: «(Eskiden olduğu gibi yine) oğullarını öldürtürüz, yalınız kadınlarını sağ bırakırız. Şübhesiz ki biz onların tepesinde kahredicileriz» dedi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fir'avun'un kavminden ileri gelenler ise dedi ki: “Mûsâ'yı ve kavmini, yeryüzünde fesad çıkarsınlar, seni ve ilâhlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın?”(Fir'avun onlara) dedi ki: “(Biz) onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını (kız çocuklarını)ise sağ bırakacağız! (3) Çünki gerçekten biz, onların üstünde kahredici üstünlüğe sâhib kimseleriz!”
(3)“Kur’ân’da çok tekrâr edilen kıssa-i Mûsâ Aleyhisselâm’ın cümleleri ve cüz’leridir ki, herbir cümlesi, hattâ herbir cüz’ü, bir düstûr-ı küllînin (büyük düstûrunun) ucu olarak gösterilmiş ve o düstûru ifâde ediyor. (...) Meselâ يُذَبِّحُونَ اَبْنآَءَكُمْ وَ يَسْتَحْيُونَ نِسآَءَكُمْ [(Yeni doğan) oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı (kız çocuklarınızı) ise hayatta bırakıyorlardı.] Benî İsrâil’in, oğullarının kesilip kadın ve kızlarını hayatta bırakmak, bir Fir‘avun zamanında yapılan bir hâdise ünvânıyla, yahudi milletinin ekser memleketlerde, her asırda ma‘rûz olduğu, müteaddid (çok) katliâmları, kadın ve kızları hayât-ı beşeriye-i sefîhânede(insanların gayr-ı meşrû‘ hayâtında) oynadıkları rolü ifâde eder.” (Zülfikār, 25. Söz, 32-33)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve Firavun kavminden ileri gelenler dediler ki: ’’Sen Musa’yı ve kavmini, bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni (senin hükmünü, senin otoriteni) ve sanin mabutlarını (taptıklarını) terk etsinler diye bırakacak mısın?” (Bunun üzerine) Firavun: (Daha önce yaptığımız gibi yine İsrailoğullarının erkek sayısı azılsın ve bize karşı güçsüz duruma düşsünler diye) onların (doğacak) erkek çocuklarını öldüreceğiz, kadınlarını (kız çocuklarını) ise sağ bırakırız (ki bize sürekli hizmet etsinler). Ve elbette, biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz?” dedi.*
(*) Bunun üzerine Firavun Hz. Musa’ya inanacak olanların erkek çocuklarını öldürmeyi düşündüğünü açıkladı. Bu suretle hem onları sürekli bir tehdit altında bulunduracak hem de sayılarının artmasını önleyecekti. Firavun, “Elbette biz onları ezecek güçteyiz” şeklindeki açıklamasıyla, esasen Musa olayının kendisi için önemli bir mesele teşkil etmediğini, kimsenin endişeye kapılmasına da mahal olmadığını belirtmek istiyordu (İbn Atıyye, VII, 138). Ayrıca Firavun’un Kur’an’da sadece bir yerde nakledilen “Ben sizin en büyük rabbinizim!” (79: 24) sözü, bu âyetteki “ilâhlarını” ifadesiyle birlikte hem “kendisinden başka rablerin varlığını kabul etmekle beraber onları kendisinden aşağı görüyor ve sıradan halkın taptığı klana ait totemlere/putlaştırılan şeylere ses çıkarmıyordu”, hem de “Hermetik öğreti başlangıçta tek tanrıcı olmasına rağmen, daha sonraları çok tanrıcı bir hâl almıştı” anlamlarına gelir. Arkeolojik veriler bunu destekler. Kutsal boğa Apis’in başı altında, tahtında oturan Firavun’u gösteren irili ufaklı antik altın heykellerin varlığı bunun kanıtıdır. [1245] Ebnâehum lügat açısından “oğulları” anlamına gelir. Galibiyet kuralınca “çocukları” vurgusunu taşır. Nisâehum ise, “oğullar”ın karşıtı olan “kızlar” değil “kadınlar” anlamına gelir. “Neden kadınlar” sorusunu tefsircilerimiz “hizmetçi ve cariye olarak kullanmak için” cevabını verirler (Bkz: İbn Âşûr). Bu “kadınlar” ile kız çocukları değil de yasağa rağmen doğurmakta ısrarcı olan hamile anneler kastediliyorsa, bu durumda sorunun cevabı bizce “evlat acısı çektirmek için” olur (M. İslamoğlu Meal Açıklaması) Firavun, erkek çocukları öldürmekle İsrailoğullarının neslini kesmek, zamanla erkeklerin yok olmasını sağlamak ve kız çocuklarının sağ bırakılmasıyla da kadınlarını kendilerine cariye ve hizmetçi yapmak istiyordu. كان آل فرعون يقتلون الصغار قطعاً للنسل، ويسترقون الأمهات استعباداً لهن، ويبقون الرجال للخدمة حتى ينقرضوا على سبيل التدرج، (الوسيط في تفسير القرآن الكريم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Firavun toplumunun önde gelen yöneticileri “Musa ve kavmini yeryüzünde karışıklık çıkarmaları ve seni ve senin ilahlarını terk etmeleri için mi, bırakacaksın?” dediler. Firavun dedi ki “Onların erkek çocuklarını öldürteceğim, kız çocuklarının da yaşamalarına müsaade edeceğim. Biz bunları, onlara yapabilecek güçteyiz.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Firavun’un ulusundan ileri gelenler dediler: "Musa ile ulusunu, bu yurtta karıştırıcılık çıkarsınlar, senden de, tanrılarından da yüz çevirsinler diye mi bırakacaksın?" Firavun dedi: "Erkek çocuklarını öldürürüz, yalnız kızlarını bırakırız. Gerçekten onlara karşı üstünlüğü ancak böyle sağlıyabiliriz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Fir/avun kavminden ileri gelenler: «— Musa/yı ve kavmini Mısır toprağında fesat çıkarmak, seni, mabutlarını [⁵] terk etmek için mi bırakıyorsun?» dediler. Fir/avun da «— Oğullarını öldüreceğim. Kadınlarını diri bırakacağım. Biz mutlak onların üstünde kahir olacağız» [⁶] dedi.
[5] Yaptığın küçük putları.[6] Onlar eskisi gibi yine elimiz altında bulunacaktır.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Firavun kavminin ileri gelenlerinden bir topluluk [kavm] da dedi ki: “Sen, Musa ve kavmini yeryüzünde bozgunculuk yapmaları ve seni ve tanrılarını terk etmeleri için mi serbest bırakıyorsun?” Firavun, “Biz onların oğullarını öldüreceğiz ve kadınlarını ise sağ bırakacağız. Doğrusu biz onların üzerinde mutlak bir güce sahibiz” demişti.
Kadri Çelik
swap_vert close
Firavun kavminin ileri gelenleri, “Musa'yı ve kavmini yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar, seni ve ilahlarını bıraksınlar diye mi koyuveriyorsun?” dediler. Firavun, “Onların erkek evlatlarını öldürecek ve kız çocuklarını sağ bırakacağız. Elbette biz onları ezecek üstünlükteyiz” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Firavun’un soydaşları arasından önde gelen yönetici takımı, kraldan fazla kralcı kesilerek, “Ey firavun!” dediler, “Mûsâ’yı ve taraftarlarını, birlik ve beraberliğimizi bozarak bu ülkede karışıklık çıkarsınlar da seni ve tanrılarını terk etsinler diye mi sağ bırakıyorsun?” Firavun, “Merak etmeyin, İsrail Oğulları’nın erkek çocuklarını öldürecek, kızlarını da her türlü hizmetimizde kullanmak üzeresağ bırakacağız ve yine tepelerinde ezici üstünlüğümüzü sürdüreceğiz!” dedi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Firavun’un kavminden, Mele’ / İleri Gelen Takım dedi ki: “Seni ve ilahlarını terk etmeleri ve Yeryüzü’nde bozgunculuk yapmaları için Musa’yı ve kavmini serbest bırakıyorsun ha?”. “Onların oğullarını öldüreceğiz. Kadınlarını da sağ bırakmak istiyoruz. Biz, onların üstünde baskın güçlüleriz” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Fıravunun üst düzey yöneticileri: - Efendim! Şimdi Musa ve halkını, ortalığı berbat etsinler diye bırakacak mısın yani? Hem de, seni ve tanrını yüzüstü bırakmış iken Fıravun: - Oğlan çocuklarını doğrayalım, kadınlarını sağ bırakalım. Artık bundan böyle her daim tepelerindeyiz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Firavunun kavminden ileri gelenler dediler ki: "Sen sihirbazları cezalandıracaksın da Mûsâ’yı ve kavmini bu ülkede fesat çıkarsınlar, seni senin ilahlarını terk etsinler diye bırakacak mısın?" Firavun "Biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz? Onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız." dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Firavun’un kavminden yöneticiler: “(Büyücüleri kesip) Musa’yı ve kavmini hem seni hem de ilahlarını [*] terk edip yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye serbest mi bırakacaksın?” demişlerdi. (Firavun) “(Hayır hayır), oğullarını öldürtüp kadınlarını sağ bırakacağız. [*] Elbette biz onlara üstünüz (onları ezecek güçteyiz)!” demişti.
Kasas 28:38 ve Nâzi‘ât 79:29 gereği kendini tek ilah gören Firavun’un “ilahları” ifadesi onun peşi sıra belirlediği tanrıcıklar olabilir.,Benzer mesajlar: Bakara 2:49; A‘râf 7:141; İbrâhîm 14:6; Kasas 28:4; Mü’min 40:25.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Firavun toplumunun, ileri gelenleri: (Ey Firavun! Sen büyücüleri öldürüp de) yeryüzünde fesat çıkarsınlar, seni ve ilâhlarını¹ terk etsinler diye Mûsa’yı ve toplumunu (sağ) mı bırakacaksın?” dediler.² (Firavun da): “Onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız³ ve elbette biz, onları ezecek üstünlükteyiz.” dedi.
1 Burada “seni ve ilâhlarını” denilmesinden Firavunun taptığı bir takım ilahlar varmış gibi anlaşılmamalıdır. Bundan eski Mısırlıların ilah olarak kabul ettikleri öküz ve güneş hatıra gelebilir. Hâlbuki Firavun kendisinin üzerinde bir ilâh kabul etmiyor ve “ben sizin en büyük rabbinizim” diyordu. Şu halde, “seni ve ilâhlarını” demek “senin kafana göre ilah olarak ilan ettiğin ve halkı insanları tapındırdığın putlarını” demektir.2 Firavunun aveneleri, onun sihirbazları tehdit ederek Musâ’ya ilişmeyip serbest bıraktığını görünce, kendileri hakkında endişe ettiler. Hemen Firavundan ziyade Firavunluk politikasına giriştiler ve damarına basarak Firavunu Musâ ve İsrâîl oğulları aleyhine tahrik etmeye başladılar. 3 “Kadınlarını sağ bırakacağız” ifâdesi; a- “Kadınlarını öldürmeyeceğiz, b- Kadınlarının iffetlerine dokunacağız, c- Hamile kadınların hayâlarına dokunarak karınlarındaki çocuklarını öldüreceğiz” şeklinde de anlaşılabilir. Aynı konu için Bk. (İbrahim: 6, Kasas: 4)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve Firavun uyrukları arasından önde gelenler: “Peki,” dediler, “Musa ve halkının ülkede karışıklık çıkarıp [uyruklarını] senden ve senin topraklarından uzaklaş[tır]malarına göz mü yumacaksın?” [Firavun]: “Onların çocuklarından çoğunu öldürecek ve [yalnız] kadınlarını sağ bırakacağız: Çünkü, gerçekten onların üzerinde ezici bir gücümüz var!” dedi.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Firavun kavminden ileri gelenler: – Musa’yı ve toplumunu kendi haline bırakıp, ülkede bozgunculuk yapmalarına seni ve senin ilahlarını terk etmelerine göz mü yumacaksın? Dediler. Firavun: – Biz onların erkek çocuklarını öldürtüp, kadınlarını/kızlarını da sağ bırakırız. Biz onlara her şeyi yapabilecek konumdayız, dedi. 2/49, 7/141, 14/6, 28/4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Firavun toplumunun seçkinleri dedi ki: “Şimdi sen Musa’yı ve halkını seni ve ilâhlarını[¹²⁴⁴] bırakıp ülkede kargaşa çıkarsınlar diye kendi başlarına mı bırakacaksın?” (Firavun): “Onların çocuklarını öldürtüp kadınlarını sağ bırakacağız:[¹²⁴⁵] Ve böylece biz onların üzerindeki ezici baskımızı sürdürmüş olacağız” dedi.
[1244] Firavun’un Kur’an’da sadece bir yerde nakledilen “Ben sizin en büyük rabbinizim!” (79:24) sözü, bu âyetteki “ilâhlarını” ifadesiyle birlikte hem “kendisinden başka rablerin varlığını kabul etmekle beraber onları kendisinden aşağı görüyor ve sıradan halkın taptığı klana ait totemlere ses çıkarmıyordu”, hem de “Hermetik öğreti başlangıçta tek tanrıcı olmasına rağmen, daha sonraları çok tanrıcı bir hâl almıştı” anlamlarına gelir. Arkeolojik veriler bunu destekler. Kutsal boğa Apis’in başı altında, tahtında oturan Firavun’u gösteren irili ufaklı antik altın heykellerin varlığı bunun kanıtıdır. [1245] Ebnâehum lügat açısından “oğulları” anlamına gelir. Galibiyet kuralınca “çocukları” vurgusunu taşır. Nisâehum ise, “oğullar”ın karşıtı olan “kızlar” değil “kadınlar” anlamına gelir. “Neden kadınlar” sorusunu tefsircilerimiz “hizmetçi ve cariye olarak kullanmak için” cevabını verirler (Bkz: İbn Âşûr). Bu “kadınlar” ile, kız çocukları değil de yasağa rağmen doğurmakta ısrarcı olan hamile anneler kastediliyorsa, bu durumda sorunun cevabı bizce “evlat acısı çektirmek için” olur (Krş: 28:4).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kavminin ileri gelenleri, (Firavun'u kışkırttılar ve) "Musa ile kavmini - yeryüzünde bozgunculuk yapsınlar. (Mısır halkını ayartsınlar, onların) Seni ve ilahlarını terk etmesini sağlasınlar, diye mi- serbest bırakacaksın" dediler. Firavun da: "(Evvelce yaptığımız gibi) Elbette biz onların oğullarını öldüreceğiz ve kadınlarını sağ bırakacağız. (Böylece kuvvetlerinin artmasına meydan vermeyeceğiz) Şüphe yok ki biz onları ezecek üstünlükteyiz" dedi. (Bu tehdid karşısında İsrailoğulları endişeye kapılınca)
Osman Fırat
swap_vert close
Fir’avn kavminden ileri gelen bir topluluk dedi ki: "Mûsâ’yı ve kavmini bırakıyorsun ki, seni ve ilahlarını terk edip yeryüzünde bozgunculuk mu yapsınlar?" (Fir’avn): "Biz onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz dâimâ onların üstünde eziciler olacağız!" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Fir'avun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: «Mûsa'yı ve kavmini bırakır mısın ki, yerde fesatta bulunsunlar. Ve seni ve tanrılarını terkeylesinler.» O da dedi ki: «Elbette onların oğullarını öldüreceğiz ve kadınlarını diri bırakacağız ve şüphe yok ki, biz onların üstünde kâhir kimseleriz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Firavun'un halkının yetkilileri ona: “Ne yapıyorsun, Mûsâ ile kavmini, seni ve senin tanrılarını terk etsinler, ülkede bozgunculuk yapsınlar diye kendi hallerine mi bırakacaksın? ” dediler. Firavun: “Hayır, onların erkek evlatlarını öldürüp, kız çocuklarını hayatta bırakacağız. Biz elbette onların üzerinde tam bir hakimiyet sahibiyiz. ” diye cevap verdi.
Bir önceki Firavun da Hz. Mûsâ’nın dünyaya geleceği sırada İsrailoğullarının çoğalmamaları için böylesi bir uygulama yapmıştı. Hz. Mûsâ’ya tâbi olanlara uygulanan bu ikinci işkence döneminin Mineptah adlı Firavun’un yönetimine rastladığı söylenmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Fir'avn kavminden ileri gelen bir topluluk dedi ki: "Musa'yı ve kavmini bırakıyorsun ki, seni ve tanrılarını terk edip yeryüzünde bozgunculuk mu yapsınlar?" (Fir'avn): "Biz onların oğullarını öldüreceğiz, kadınlarını sağ bırakacağız. Biz daima onların üstünde eziciler olacağız!" dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kavm-i Fir'avn'dan bir cemâ'at (Fir'avn'a): "Mûsâ'yı ve kavmini (ona tâbi' olan Benî İsrâîl'i) yeryüzünde fesâd yaparak seni ve ilâhlarını halk nazarından düşürmeleri içün böyle bırakır mısın? (Bunlara bir cezâ tertîb itmez misin?) didiler. O zamân Fir'avn: "Onların erkek çocuklarını katl ider ve kızlarını hayâtda bırakırım ve biz onların üzerine gâlib ve kâhiriz" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Firavun’un halkından itibarlı kişiler dediler ki “Şimdi Musa’yı ve halkını serbest mi bırakacaksın? Bırak da bu ülkede bozgunculuk çıkarsınlar; seni de, tanrılarını da bir kenara atsınlar.” (Firavun) Dedi ki “Oğullarını öldürecek, kızlarını yaşatacağız. Onların tepelerine bineceğiz.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Firavun kavminden ileri gelen kesim:-Musa'yı ve kavmini yeryüzünde bozgunculuk etsinler seni ve senin ilahlarını terk etsinler diye mi bırakacaksın? dediler. Firavun:-Onların erkek çocuklarını öldürürüz. Kadınlarını da sağ bırakırız. Biz, onlara hakim bir konumdayız, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Firavun kavminin ileri gelenleri, “Seni ve tanrılarını terk edip de ülkede bozgunculuk etsinler diye Musa ile kavmini bırakacak mısın?” dediler. Firavun dedi ki: “Biz onların kızlarını sağ bırakıp oğullarını öldüreceğiz. Biz onları ezecek güçteyiz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Firavun kavminin kodamanları dediler ki: "Mûsa'yı ve toplumunu, yeryüzünü fesada verip seni ve ilahlarını terk etsinler diye mi bırakıyorsun?" Dedi ki Firavun: "Biz onların oğullarını öldürüp kadınlarını diri bırakacağız/kadınlarının rahimlerini yoklayıp çocuk alacağız/kadınlarına utanç duyulacak şeyler yapacağız. Üstlerine sürekli kahır yağdıracağız."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyitti bir bölük serverler fir'avn ķavunuñdan ķor miseñ mūsā’yı daħı ķavumın tā fesād eyleyeler yirde daħı ķoya seni daħı Tañrı’laruñı?” eyitti “depeleyevüz er oġlanlaruñ daħı diri ķoyavuz 'avratlarını. daħı bayıķ biz anlaruñ üzerine murad śıyıcılaruz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdi uluları Fir‘avn ḳavminüñ: Ḳoyar mısın Mūsāyı, ḳavmini daḫı fesādeylemeg‐içün yir yüzinde, daḫı ḳoymaġ‐ıçun Mūsā senüñ ‘ibādetüñi? Eyit‐di Fir‘avn: öldürür‐biz anlaruñ oġlanlarını, daḫı diri ḳoyar‐biz ‘avratlarını.Daḫı biz anlar üstine ḳahr eyleyici‐biz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Fir’on tayfasının ə’yan-əşrafı dedi: “Musanı və tayfasını fitnə-fəsad törətmək, həm səni, həm də sənin tanrılarını atıb getmək üçünmü buraxacaqsan?” (Fir’on onlara) belə cavab verdi: “Biz onların oğullarını (erkəklərini) öldürəcək, qadınlarını isə (bizə xidmət etmək üçün) diri saxlayacağıq. Biz onlara, mütləq, qələbə çalacağıq! (Onlar əvvəlki kimi yenə əlimizin altında olacaqlar!)”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The chiefs of Pharaoh's people said: (O King), wilt thou suffer Moses and his people to make mischief in the land, and flout thee and thy gods? He said: We will slay their sons and spare their women, for lo! we are in power over them.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Said the chiefs of Pharaoh´s people: "Wilt thou leave Moses and his people, to spread mischief in the land, and to abandon thee and thy gods?" He said: "Their male children will we slay; (only) their females will we save alive; and we have over them (power) irresistible."(1084)
1084 Pharaoh's order against the sorcerers was drastic enough. But his Council is not satisfied. What about Moses and the Israelites? They had a seeming victory, and will now be more mischievous than ever. They appeal to Pharaoh's vanity and his superstition and sense of power. "If you leave them alone," they say, "where will be your authority? You and your gods will be defied!" Pharaoh has a ready answer. He was really inwardly cowed by the apparent power of Moses. He dared not openly act against him. But he had already, before the birth of Moses, passed a cunning order to destroy the whole people of Israel . Through the instrumentality of midwives (Exod. 1:15 ), all the male children were to be destroyed, and the females would then be for the Egyptians: the race of Israel would thus be at an end. This order was still in force, and would remain in force until the despised race was absorbed. But Egyptian cunning and wickedness had no power against Allah's Plan for those who had faith. See verse 129.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالَ
ve dedi ki
الْمَلَاُ
ileri gelenler
مِنْ قَوْمِ
kavminden
فِرْعَوْنَ
Firavun'un
اَتَذَرُ
bırakacak mısın
مُوسٰى
Mûsâ'yı
وَقَوْمَهُ
ve kavmini
لِيُفْسِدُوا
bozgunculuk çıkarsınlar diye
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
وَيَذَرَكَ
ve seni terk etsinler diye
وَاٰلِهَتَكَۜ
ve ilâhlarını
قَالَ
dedi ki
سَنُقَتِّلُ
öldüreceğiz
اَبْنَٓاءَهُمْ
oğullarını
وَنَسْتَحْـي۪
ve sağ bırakacağız
نِسَٓاءَهُمْۚ
kadınlarını
وَاِنَّا
ve şüphe-siz biz
فَوْقَهُمْ
onların üstünde
قَاهِرُونَ
kahredici üstün-lük sahipleriyiz
Derken Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "(Ey Firavun! Sen sihirbazları cezalandıracaksın da) Mûsâ'yı ve kavmini, seni ve ilâhlarını terk edip yeryüzünde bozgunculuk çıkarsınlar diye bırakacak mısın?" (Firavun) "Biz onların (yeni doğan) oğullarını öldürüp kadınlarını (yani kızlarını) ise sağ bırakacağız; çünkü biz, onlar üzerinde kahredici bir üstünlüğe sahibiz" dedi.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَلَاٌ
İsim
م ل ا
İleri gelenler
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
وَذَرَ
Fiil-I
و ذ ر
Geride bıraktı, terk etti
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
اَفْسَدَ
Fiil-IV
ف س د
Fesad çıkardı, bozgunculuk yaptı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
وَذَرَ
Fiil-I
و ذ ر
Geride bıraktı, terk etti
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
قَتَّلَ
Fiil-II
ق ت ل
Çokça öldürüldü
اِبْن
İsim
ب ن ي
Oğlu, (Çoğulu اَبْنَٓاءَ: oğulları, çocukları)
اِسْتَحْيَى
Fiil-X
ح ي ي
Çekindi, hayatta bıraktı, hayâ etti
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فَوْق
İsim
ف و ق
Üstünde, yukarıda
قَاهِر
Etken fiil
ق ه ر
Kâhir (Allah'ın ismi, esmasıdır. Hiçbir kulun O'nun hükmünden çıkma imkânı yoktur demektir), kahredici