close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'lâ Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżî kaddera fehedâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bir Rab ki ölçüp biçti, derken doğru yolu buldurdu.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(O; her şeyin biçimini, özelliğini, süresini en ince ayrıntılarıyla) Takdir edip, böylece (yaratılış gayesine ulaşması için yol gösterip) hidayet buyurandır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O ki, bütün varolanların biçimini, özelliğini belirleyip hedefine yöneltmektedir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Her şeyi planlayıp, programlayıp doğru yolu gösterenin, amaca ulaştıranın adını tesbihe devam et.
Ahmet Varol
swap_vert close
Takdir etti ve ona göre yol gösterdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Takdir etti, böylece yol gösterdi,
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O Rabbin ki, (eşyanın cins ve nevilerini) takdir etti de doğru yolu gösterdi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O Rabbin ki (kâinata) bir plan ve hedef takdir etmiştir, (o hedefe varmak için, onlara) yol göstermiştir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
2,3,4,5. Yaratıp düzene koyanın, her şeyi ölçüyle yapıp doğasına göre görevini belirleyenin, yeşil otu çıkarıp sonra da onu kapkara bir sel artığına çevirenin ismini tesbih et.
Besim Atalay
swap_vert close
1,2,3,4,5. Düzeltleyen, yaratan, yücelerden yüce olan, ölçümleyen, doğru yolu gösteren, yaylımı da bitiren, sonra onu kuru ot yapan Tanrının adına tespih edesin !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve O ki (her şeyin) miktarını, biçimini belirleyip hedefini gösterdi.
Cemil Said
swap_vert close
2,3,4,5. Cemî’ eşyâyı halk ve her şeyin intizâmını muhâfaza iden ve tarlalarda mahsûl yetişdiren ve ânları kurumuş ot hâline getüren odur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
O, her şeyi ölçüyle yapıp doğru yolu göstermiştir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, (her şeyi) ölçüyle yapıp yönlendirendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ölçülü ve amaçlı yapan, yol gösteren;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
1, 2, 3, 4, 5. Yaratıp düzene koyan, takdir edip yol gösteren, (topraktan) yeşil otu çıkarıp sonra da onu kapkara bir sel artığına çeviren yüce Rabbinin adını tesbih (ve takdis) et.
Edip Yüksel
swap_vert close
O ki ölçtü, yol gösterdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Takdir edip hidayeti gösteren O'dur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O rabbın ki takdir etti de hidayet buyurdu
Emrah Demiryent
swap_vert close
O takdir eden, (ona göre de) yol gösterendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O ki takdir etti¹ ve yol gösterdi.
1- Her varlığa kendisine özgü özellikler(fıtrat) verdi.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Takdîr eden, (ona göre de) yol gösterendir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem O ki, (herşeyin maslahatına uygun olanı) takdîr etti de (ona, o takdîr ettiği şeye giden bir) yol gösterdi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve O (Rab) ki, (her şey için) bir ölçü (belli bir hayat, belli hususiyetler, bir gaye) takdir ve tayin buyurup, onu bu gayeye yönlendirmiştir. *
(*) Yaratılan her şey, fıtrata uygun bir istikamette ilerlemektedir. Bu yasaya hür iradesi olan insanda tabidir. “İnsan başıboş bırakılacağını mı zannediyor?”(Kıyamet:36)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yarattığı her şeyi bir ölçü ve plan ile (cinsini, boyunu, ağırlığını, nesebini, rengini, nerede yaşayacağını, ömrünü vs. her şeyini planlayan) yapan ve onlara yollarını gösterendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ölçen, yol gösteren Odur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Her şeye yol gösteren,
İsmail Yakıt
swap_vert close
O, (her şeyi) bir ölçüye göre yaptı ve yönlendirdi.¹
1 Evrende her şey, kendi için konan hedefe doğru yönlendirilmiştir. Yani bir program dâhilinde hedefe doğru yol alır. Mesela, döllenmiş yumurtanın hedefi, kendi türünden bir bireyi meydana getirmektir. Keza bir tohum da ait olduğu türe göre yeni bir bitki meydana getirmek için yol alır. Bilimsel dille ifade edersek, DNA’ları gereği veya yazılımları gereği gayelerine doğru yol alırlar. Kur’an bu olayı “ölçtü biçti/takdir etti ve yönlendirdi” şeklinde ifade eder. Aristo bunu her çekirdekte biri türe ait (genotipik) diğeri bireye ait (fenotipik) iki kuvve vardır diye açıklar. Bu kuvveler hakkında İslam filozoflarının daha geniş açıklamaları vardır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Takdir etti de böylece hidayet etti.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O Allah ki, evrene yerleştirdiği yasalar çerçevesinde, her şeyi mükemmel bir ölçü ve dengeyle ayarladı ve her varlığı belli özellik ve fonksiyonlarla donatarak insana, varoluş gayesine giden yolu gösterdi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Takdir etti ve yol gösterdi,
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yapı taşlarını ayarlayıp ivme veren,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yaratılan varlıklara bir amaç, bir hedef takdir etti. Onun için hiçbir şeyi Rabbinin boşuna yaratmadığını bil.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ölçü koyandır ve yol gösterendir. [*]
Bu cümle “takdire uygun imkânlar sunan” demektir. Benzer mesaj: Tâhâ 20:50.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Her şeyi (dilediği gibi) takdir eden¹ de yoluna koyan² da Odur.
1 Allah, ilim ve iradesiyle her şey için bir “kader” tayin etti. Cinslerinde, türlerinde, sıfatlarında, fiillerinde, ecellerinde birtakım özelliklerle birer sınır ve miktar tahsis etti. Allah, Rab olması sebebiyle terbiye sayesinde başlangıçtan sona, dünyadan ahirete doğru her birini yetiştireceği netice ve akıbete ulaştırmak veya buna giden yolu göstermektedir. Bu arada insana da akıl ve din hidayetleriyle kendini ve yolunu göstermekte ve özel muhatap olan Hz. Muhammed (s.a.v.)’in zatına Nebilik ve Rasullüğü takdir edip hidayet ve başarı ihsan etmiştir. Gökler ve yer, yıldızlar, bitkiler, hayvanlar ve insanlardan her birine cüsse ve irilikte birer özel miktar, yine her birine kalma hususunda özel bir müddet ve sıfat ve renklerden, tat ve kokulardan, durumlardan, güzellik ve çirkinlikten, mutluluk ve bedbahtlıktan, hidayet ve sapıklıktan belli bir miktar takdir etmiştir. “Kesinlikle her şeyin hazineleri Bizim katımızdadır; ancak onun miktarını belirleyerek, sadece Biz indiririz.” (Hicr: 21) buyurduğu gibi belli ve özel bir kader ile sınırlayıp özelleştirmiştir ki, bu manada yücelerin yücesinden, aşağıların aşağısına kadar bütün eşya ve âlemler dâhildir. Bununla beraber Allah katında belli olan o kaderin sırrı bizim için ortaya çıkmadan önce tamamen belli olmaz. (Özetle-Elmalılı)2 Hidâyet: Ulaşılmak istenen şeye lütuf ve güzellikle delâlet etmek, yol göstermek demektir. Hidayet hayırlı şeyler için geçerlidir. Meselâ hırsıza yol göstermeğe, hidayet denilmez. Allah kullarına hidayetini; a- Onlara akıl ve irade ihsan ederek, b- Peygamberler ve kitaplar göndererek, c- Vahiy, ilham veya sadık rüya gibi fevkalâde yollarla göndermek, suretiyle ihsan eder. Hidayetin zıddı dalâlettir. Dalâlette bulunanların hidayet istemesi, hidayetin meydana gelmesini istemek, hidayette bulunanların hidayet istemesi ise hidayette sebat veya hidayet mertebelerinin artırılmasını istemek, demektir. Bk. (Fatiha: 6)  
Muhammed Esed
swap_vert close
O ki, [bütün mevcudatın] tabiatını belirlemekte ² ve onu [hedefine doğru] yöneltmektedir;
2 Karş. 25:2’nin son cümlesi ve ilgili not 3; ayrıca 20:50 ve not 31.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O ki her şeye bir ölçü ve amaç takdir etti ve yolunu gösterdi. 55/1...13, 16/9, 17/9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O ki, her şeye yaratılıştan bir ölçü ve amaç takdir etti,[⁵⁶⁸¹] sonra (o ölçüye uyarak amacına ulaşacak) istikamete yöneltti.[⁵⁶⁸²]
[5681] Veya: “her şeye (önce) amacına ulaşacak bir güç verdi sonra o istikamete yöneltti”. Krş: “Biz, her şeyi bir ölçüyle yaratmışızdır.” (54:49). Bu âyet Kur’anî kader anlayışını ifade eder. Hidayetin takdire atfı, müsebbebin sebebe atfıdır. Bundan şu sonuç çıkar: Allah’ın takdir ettiği ölçü ve ilkeleri gözeten, hidayete yani yaratılış amacına (mâ hulika leh) erer. Bu vahiy de, insanı yaratılış amacına ulaştıracak ilâhî bir rehberliktir. [5682] Takdir ve hidayetin insana ilişkin boyutu İnsan 3 ve Şems 8 ışığında anlaşılmalıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
1-5. (Her şeyi bu arada insanı) Yaratıp, düzene koyan, (ona akıl, irade ve vicdan veren.. Her şeye bu arada insana bir kader, ecel) takdîr edip, doğru yolu gösteren; (Topraktan) yeşil otu çıkarıp (tanesini yediren) sonra onu (geride kalan samanını çürütüp) kapkara bir sel artığına çeviren (ki aynı şekilde hidâyete ereni cennete, dalâlette kalanı ise cehenneme layık gören) Rabbinin yüce adını an!..
Osman Fırat
swap_vert close
Ve O ki herşeyin ölçüsünü belirledi ve ona doğru yolu gösterdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o ki takdir etti de doğru yolu gösterdi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
2, 3. O seni yaratıp, mükemmel yaratılış vereni! O her canlıyı bir ölçüye göre yapıp hayatının devamını, sağlayacak yolları göstereni!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve O ki herşeyin miktarını, biçimini belirleyip hedefini gösterdi.
Herşey, kendisi için belirlenen hedefe doğru koşmaktadır. Hiçbir şey yaratılış hedefinin dışına çıkamaz. Meselâ spermin hedefi insan, çekirdeğin hedefi dallı budaklı ağaç olmaktır. Bu biçim ve hedef, her varlık için takdir edilmiştir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve rızkı takdîr idüb ona yol gösterdi
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Güç veren ve yol gösteren,
Şaban Piriş
swap_vert close
Takdir eden ve yol gösteren.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O Rabbin ki kaderini çizdi, yol gösterdi.(2)
(2) Yarattığı herşeye bir ölçü verdi, onların herşeyini belirledi, onları yaratılış amaçlarına ulaştıracak yollara sevk etti.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O ki miktarını, şeklini belirledi, yolunu çizip aydınlattı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol kim endāze eyledi pes ŧoġru yol gösterdi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol taḳdīr eyledi, hidāyet virdi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O Rəbbin ki, (hər şeyin keyfiyyətini, xüsusiyyətini, davam müddətini) əzəldən müəyyən etdi və (hamıya) yol göstərdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Who measureth, then guideth;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Who hath ordained laws.(6082) And granted guidance;
6082 Thirdly, He has ordained laws and decrees, by which we can develop ourselves and fit ourselves into His whole scheme of evolution for all His Creation. He has measured exactly the needs of all, and given us instincts and physical and psychic predispositions which fit into His decrees. Fourthly, He gives us guidance, so that we are not the sport of mechanical laws. Our reason and our will are exercised, that we may reach the higher destiny of man.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ي
ve O ki
قَدَّرَ
takdir etti
فَهَدٰىۙۖ
ve hidâyet verdi
O ki (her şeye yaratılışına uygun) takdiri(ni) yaptı ve hidâyeti verdi.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
قَدَّرَ
Fiil-II
ق د ر
Takdir etti, ölçtü biçti, tayin etti
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti