Ve (hesap günü onlar) “Ey Rabbimiz! Biz (din büyüğü saydığımız) sadatlarımıza (efendilerimize) ve (siyasi) büyüklerimize (yöneticilerimize körü körüne) uyduk, onlar da bizi yanlış yola saptırdılar.” derler. *
(*) Allah insanlara akıl vermiş, ona yardımcı olmak üzere peygamberlerle çok değerli bilgi ve ölçüler göndermiştir. Asıl kullanılacak olan bilgi araçları bunlardır. Bunları bırakıp da din, siyaset, cemiyet, sanat, medya vb. alanlarda meşhur veya karizma sahibi olmuş, otorite kazanmış olan veya öyle sunulan kimseleri taklit edenler, bunların söylediklerini ölçüp biçmeden, tenkide tâbi tutmadan kabul edip uygulayanlar ya doğru yoldan uzaklaşırlar veya tesadüfen onun üzerinde bulunsalar bile bunun şuurunda olamazlar. Hiç kimseyi, dünyada ve âhirette “Filân dedi ben de inandım ve yaptım” gibi bir mazeret kurtaramaz; “İnsana senin aklın ve iraden neredeydi diye?” sorarlar. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 403) Yani şirk, inkâr ve küfürde efendilerine ve büyüklerine itaat edenler, onların kendilerini saptırdığını Yüce Allah’ın huzurunda şikâyete konu edineceklerdir.