close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ahzâb Sûresi 45. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-nnebiyyu innâ erselnâke şâhiden ve mubeşşiran veneżîrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey Peygamber, gerçekten de seni, bir tanık, bir müjdeci ve bir korkutucu olarak gönderdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey (Aziz) Peygamber! Gerçekten Biz Seni (insanlar üzerinde) bir şahit, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber! Unutma ki biz, seni şahit, müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey peygamber, biz seni Kur'ân'ı bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir örnek bir önder, doğruları konuşan bir şâhit, rahmetimizi, merhametimizi, ihsanımızı, sevgimizi müjdeleyici, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcı olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendirerek gönderdik.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey peygamber! Biz seni şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey Peygamber, gerçekten biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Peygamber! Seni (ümmetinden tasdik edip etmiyenler üzerine) bir şahid, (iman edenlere cenneti) bir müjdeleyici, (kâfirlere cehennemle) bir korkutucu gönderdik;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
45, 46. Ey Peygamber! Biz seni gerçekten şahit, müjdeleyici ve uyarıcı, Allah’ın izniyle O’nun yoluna çağırıcı ve aydınlatıcı bir lamba olarak gönderdik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey Peygamber! Biz seni bir şâhit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.[442]
[442] Hz. Peygamber’in görevleri hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 317-322.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ey peygamber! Biz seni hem tanık, hem müjdeci, hem de kocundurucu
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
45-46. Ey nebi! Unutma ki biz seni (hakikatin) bir şahidi, bir müjdeleyici, bir uyarıcı hem de Allah'ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve (gönülleri) aydınlatan bir kandil olarak gönderdik.
Bkz. 2/119, 17/105, 25/56, 34/28, 35/24, 48/8“Kandil olarak gönderdik” ifadesi mecazi olarak, Hz. Peygamberin Allah’tan aldığı öğütlerle insanlığı aydınlatacağı anlamındadır. Yani insanlığı aydınlatacak olan vahiydir, Hz. Peygamberin kendisi değil. Öyle olsaydı günümüz için kandilden söz edilemezdi. Ay ve Güneş örneğinde olduğu gibi. Ay verdiği ışığı güneşten almaktadır. “Ay Güneşi okuduğu zaman” (Şems 91/2) Güneş yoksa ayın ışığı da yoktur. Hz. Peygamber vahyin tebliğcisidir ve onun getirdiği ışık Kur’an’dır. Hz. Peygamber kendi zamanında Kur’an’la insanları aydınlatmış ve ondan sonraki zamanlarda aydınlatma işi yine Kur’an’la bu misyonu üstlenen gerçek mü’minler tarafından yapılacaktır.  
Cemil Said
swap_vert close
Yâ Nebî! Seni şâhid olmak ve tebşîrâtımızı ve tehdîdâtımızı bildirmek içün gönderdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
45,46. Biz seni şahit, müjdeci, uyarıcı; Allah'ın izniyle O'na çağıran, nurlandıran bir ışık olarak göndermişizdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
45,46. Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
45-46. Ey peygamber! Seni tanık, müjdeci, uyarıcı, izniyle Allah’a çağırıcı ve etrafını aydınlatan bir ışık olarak gönderdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey Peygamber! Biz seni hakikaten bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ey peygamber, biz seni bir tanık olarak gönderdik, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey peygamber! Biz seni hem bir şahit, hem bir müjdeci, hem bir uyarıcı olarak gönderdik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o Peygamber! Biz seni hakka bir şâhid hem bir müjdeci hem bir kocundurucu gönderdik
Emrah Demiryent
swap_vert close
45-46. Ey Peygamber! Şüphesiz biz seni, bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı (olmanla birlikte) Allah’ın izniyle (insanlara İslâm dinini tebliğ eden) bir davetçi ve nur saçan bir kandil olarak gönderdik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey Nebi! Biz seni tanık, haber veren ve uyarıcı olarak gönderdik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
45,46. Ey peygamber, biz seni hakıykaten bir şâhid, bir müjdeci ve bir korkutucu ve Allaha, Onun emir (ve teysîri) ile bir da'vetci ve nuur saçan bir kandil olarak gönderdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey Peygamber! Şübhesiz ki biz seni (insanların hâllerine) bir şâhid, bir müjdeci ve(aynı zamanda) bir korkutucu olarak gönderdik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey peygamber, biz seni (hakikatin) bir şahidi, (bütün insanlara da) bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey Nebi! Biz seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey peygamber! Doğrusu Biz seni yalnız tanık, müjdeleyici, uyarıcı olarak gönderdik,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey peygamber! Biz seni şahit, müjdeci, Allah azabıyle korkutucu.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey Peygamber! Muhakkak ki Biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey Peygamber! Gerçekten biz seni bir şahit, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey şanlı Elçi! Sen inkârcıların dedikodularına aldırmadan tebliğine devam et! Unutma ki, Biz seni hakîkate şehadet eden bir şâhit, ebedî saâdeti muştulayan bir müjdeci ve cehennem azâbını haber veren bir uyarıcı olarak gönderdik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey Nebiyy! Biz, seni gönderdik bir uyarıcı, müjdeleyici ve şahid olarak!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili resulüm! Biz seni, tanık, müjdeci ve uyarıcı olarak görevlendirdik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey Nebi! Biz seni tebliğ ettiğin ayetlerimize, ayetlerimize uyan Müminlere bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
45,46. Ey Peygamber! Şüphesiz ki biz seni şahit, müjdeleyici, uyarıcı, [*] O’nun izniyle Allah’a davet eden [*] ve [münîr] (ışık saçan) bir kandil olarak gönderdik.
Benzer mesajlar: Furkân 25:56; Sebe’ 34:28; Fâtır 35:24; Fetih 48:8.,Hz. Muhammed’in bu göreviyle ilgili olarak “davet eden kişi” anlamında [dâ‘î] kelimesi kullanılmaktadır. Yapılacak iş “davet”tir; zorlama değildir. Zaten Bakara 2:256, Yûsuf 12:108, Nahl 16:125, Kasas 28:87, Şûrâ 42:48, Kâf 50:45, Ğâşiye 88:22 gibi ayetlerde dikkat çekilen husus da budur. Hz. Muhammed’in “davetçi” olduğunun ifade edildiği Yûsuf 12:108 ve Ahzâb 33:46’da onun davet ettiği makam [ilellâhi] ifadesi gereği “Yüce Allah” olarak belirlenmektedir. Fussilet 41:33’te yer alan “Allah’a davet edenden daha güzel sözlü kim olabilir ki!” ifadesi de oldukça belirleyicidir. Hacc 22:67 ve Kasas 28:87’de verilen mesaj da bu doğrultudadır. Yüce Allah davetin kime veya neye yapılması gerektiğini ifade bağlamında Nahl 16:125’te “Rabbinin yoluna” ifadesine yer vermektedir. Yüce Allah Hz. Muhammed’e hitap ederek davetinin “Rabbine, Rabbinin yoluna” olması gerektiğini hükme bağlamıştır. Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:193; Yûnus 10:25; Yûsuf 12:108; Ra‘d 13:36; İbrâhîm 14:1; Nahl 16:125; Hacc 22:67; Kasas 28:87; Fussilet 41:33; Cinn 72:20.  
Mehmet Türk
swap_vert close
45,46. Ey Peygamber! Biz, seni sadece bir şahit,¹ müjdeci, uyarıcı ve izni ile Allah’a çağıran bir davetçi ve yol gösteren bir ışık olarak, gönderdik.
1 Allah’ın birliğine şâhit, Allah’a nasıl kulluk edileceğine bir örnek ve ümmetin yaptıklarına âhirette şahadet edecek bir şâhit olarak gönderdik.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Sana gelince,] ey Peygamber, unutma ki Biz seni [hakikatin] bir şahidi, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Ey nebi! Biz seni hak ve hakikatin şahidi bir örnek, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. 2/119, 7/158
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sen ey Nebî! Elbet Biz seni bir şahit,[³⁷⁶⁷] bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik;
[3767] İnsan bu âleme sahip olmak için değil şahit olmak için gelmiştir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey Peygamber, şüphe yok ki biz seni, bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı,
Osman Fırat
swap_vert close
Ey Nebi, biz seni şâhid, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey Peygamber! Şüphe yok ki, Biz seni bir şahit ve bir müjdeci ve bir korkutucu olarak gönderdik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
45, 46. Ey şanlı Peygamber! Biz seni insanlar hakkında şahit, müjdeci, uyarıcı, Allah'ın izniyle O'nun yoluna dâvet eden bir peygamber ve aydınlatan bir lamba olarak gönderdik. [ 2, 143]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey peygamber, biz seni şahid, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Nebî! Biz seni ümmetlerin tasdîk ve tekzîbine şâhid ve mü'minlere cennet ve sevâb ile müjdeci ve kâfirleri 'azâb ile korkudıcı olarak gönderdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey Nebî, biz seni şahit, müjdeci ve uyarıcı elçi olarak gönderdik.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey peygamber, biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey Peygamber, Biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı,
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey Peygamber! Hiç kuşkusuz, biz seni bir tanık bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
45-46. iy peyġamber! bayıķ biz viribidük seni ŧanuķ daħı muştılayıcı daħı ķorķıdıcı daħı oķıyıcı Tañrı’dın yaña destūrı-y-ıla daħı çıraġ rūşan eyleyici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy peyġamber, biz seni viribidük ḫalḳ[a] ṭanuḳ olmaġ‐ıçun ve beşāret eylemeg‐içün, daḫı ḫalḳı ‘aẕābdan ḳorḳutmaġ‐ıçun.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ya Peyğəmbər! Həqiqətən, Biz səni (ümmətinə) bir şahid, bir müjdəçi və bir qorxudan kimi göndərdik!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O Prophet! Lo! We have sent thee as a witness and a bringer of good tidings and a warner
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O Prophet! Truly We have sent thee as a Witness, a Bearer(3734) of Glad Tidings, and Warner,-
3734 The Prophet was sent by Allah in five capacities. Three are mentioned in this verse, and the other two in the verse following. (1) He comes as a Witness to all men about the spiritual truths which had been obscured by ignorance or superstition, or by the dust of sectarian controversy. He did not come to establish a new religion or sect. He came to teach Religion. He is also a witness to Allah about men's doings and how they receive Allah's Message; see 4:41 and n. 560. (2) He comes as a Bearer of the Glad Tidings of the Mercy of Allah. No matter how far men may have transgressed, they have hope if they believe, repent, and live a good life. (3) He also comes as a Warner to those who are heedless. This life will not last. There is a Future Life, and that is all-important. See next note.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
النَّبِيُّ
nebî
اِنَّٓا
muhak- kak Biz
اَرْسَلْنَاكَ
seni gönderdik
شَاهِداً
bir şahid olarak
وَمُبَشِّراً
ve bir müjdeleyici
وَنَذ۪يراًۙ
ve bir uyarıcı
Ey nebî! Muhakkak ki Biz seni (ancak insanlar için) bir şahid, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik.
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
شَاهِد
Etken fiil
ش ه د
Şahidlik eden, göz önünde
مُبَشِّر
Etken fiil-II
ب ش ر
Müjdeci
نَذِير
İsim
ن ذ ر
Uyarıcı