close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Abese Sûresi 24. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felyenzuri-l-insânu ilâ ta’âmih(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Artık insan, yediğine de bir baksın.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hiç olmazsa) İnsanoğlu, hele yiyecek(lerine, pişirilerek istifade ettiği türlü türlü nimetlerden, taze olarak yediği meyve ve sebzelere, dikkatle ve ibretle) bir baksın (da bunlar sofrasına gelinceye kadar hangi merhalelerden geçtiğini anlasın ve Rabbine şükretmeye başlasın).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O halde insan bir kerede yediği şeylere baksın.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İnsan yediğine düşünerek bir baksın.
Ahmet Varol
swap_vert close
İnsan yiyeceğine bir baksın.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bir de insan, yediğine bir bakıversin;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de o insan (yediği) yemeğine baksın; (onu rızık olarak kendisine nasıl verdik):
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte insan, yediği yemeğe baksın!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnsan, yediğine bir baksın!
Besim Atalay
swap_vert close
Baksın insan yemeğine
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bir de insan, yiyip içtiği şeylerin nereden geldiğine bir baksın.
Cemil Said
swap_vert close
Bir kere ta’âmına nazar itsün.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnsan, yiyeceğine bir baksın;
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Her şeyden önce insan, yediği yemeğine bir baksın!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnsan yediğine bir bakıp düşünsün!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnsan, yediğine bir baksın!
Edip Yüksel
swap_vert close
İnsan, yiyeceğine bir baksın!
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bir de o insan yiyeceğine baksın.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de insan taamına baksın
Emrah Demiryent
swap_vert close
İnsan (tefekkür ederek) yediği yiyeceğine, bir baksın.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O insan¹ yiyeceğine bir baksın!
1- O nankör insan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Öyle ya, o insan (bir kerre) yediğine baksın.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şimdi o insan, yiyeceğine (bir) baksın!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bir de bakıversin insan kendi yiyeceğine (yiyeceğinin, rızkının kaynağına baksın, kim onu yaratıyor?).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnsan yediği yiyeceğine, şöyle bir baksın.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bir de insan yediğine içtiğine bir göz atsın bakalım.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İnsan bir kere yemeğine baksın [⁸].
[8] Nasıl yapılmıştır bir kere görsün.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Öyleyse insan, yediğine bir baksın!
Kadri Çelik
swap_vert close
Bir de insan, yediğine bir bakıversin!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öyleyse insan, yiyeceklerinin nasıl mûcizevî bir şekilde hazırlanıp önüne getirildiğine bir baksın:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnsan kendi yemeğine baksın!
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnsan önce yediğine bir baksın.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsan yediklerine bir baksın! Yedikleri nasıl yaratılmış? Doğada nasıl üretiliyor! Görmüyorlar mı? Her varlık koyduğumuz yasaya göre hareket ediyor.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bu insan, yiyeceğine bir baksın!
Mehmet Türk
swap_vert close
(Şu kahrolası insan) bir de yediklerinin (nasıl yetiştiğine) bir baksın!
Muhammed Esed
swap_vert close
Öyleyse insan, yiyeceklerin[in kaynağın]a bir baksın:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Öyleyse bu insan yiyip içtiği şeylerin nereden geldiğine bir baksın. 32/27, 79/27...33
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İnsanoğlu yediklerine bir baksın:[⁵⁵⁷⁹]
[5579] Yani: onların nasıl bir tek tohumdan yola çıkarak basitten mürekkebe doğru kemale ulaştığına bir baksın Zımnen: İnsan da bir tek basit hücreden yola çıkıp bu hale gelmedi mi?  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O halde (her) insan, yediğine bir baksın! (Da Rabbinin kendisine rızkını nasıl ihsan buyurduğunu anlasın)
Osman Fırat
swap_vert close
Öyle ise insan şu yiyeceğine baksın.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
İnsan, bir de taamına bakıversin.
Suat Yıldırım
swap_vert close
24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31. Hele, insan, yiyeceklerinin kaynağına bir baksın: Biz yağmuru gökten şırıl şırıl döktük. Sonra nebat bitsin diye, toprağı iyice sürdük, Orada hububatlar, taneler, üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar, ağaçları gür ve sık bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnsan şu yiyeceğine baksın.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İnsân yediği şeye dikkat itsün.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O adam bir de yiyeceğine baksın.
Şaban Piriş
swap_vert close
İnsan yemeğine bir baksın.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnsan yediklerine baksın.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hadi, bakıversin insan, kendi yiyeceğine!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes baķsuñ ādemį yiyesisine.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ādem oġlanı naẓar eylesün yimegine.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İnsan hələ bir yeməyinə baxsın! (Görsün ki, ona necə ruzi verdik).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Let man consider his food:
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then let man look at his Food,(5960) (and how We provide it):
5960 After a reference to man's inner history, there is now a reference to just one item in his daily outer life, his food: and it is shown how the forces of heaven and earth unite by Allah's Command to serve man and his dependants, "for use and convenience to you and your cattle" (verse 32 below). If that is the case with just one item, food, how much more comprehensive is Allah's beneficence when the whole of man's needs are considered!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلْيَنْظُرِ
şimdi baksın
الْاِنْسَانُ
insan
اِلٰى طَعَامِه۪ۙ
yiyeceğine
Şimdi insan, yiyeceğine (bir) baksın!
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
اِنْسَان
İsim
ا ن س
İnsanlar, insanlardan olan, kabile
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
طَعَام
İsim
ط ع م
Yemek, yiyecek, doyurma